15 Kasım 2010 Pazartesi

Bu bayram da Bodrum:))

bu bayram el öpmeye para, hediye toplamaya anane dedenin yanına Bodrum'a. Ama gidebilmek için önce annişkonun yanına, işleri bitirmesine yardım etmeye. İşler bitince de doğru havaalanına....
Neyse ki bu sefer rötar filan yok anneyi saatlerce oyalama yok. ama beklerken oyuncakları yürüyen yolda gezdirmek var.
Ve nihayet Bodrum, kale, Uzay..... Kum bahçede park,
annem beni uçuruyor resmen
suratımdan belli değil mi ne kadar keyif aldığım.....Yorulunca da baba hemen hazır, kucağa....
Bu da Simba. Oya ile Kolay(Koray)'ın oğlu. Aslında büyük oğulları demekte fayda var çünkü ufaklık daha yolda. Bana kuzen ne gelecek belli değil ama şimdilik bu kuzenle oynuyoruz.
Aynı dili konuşamadığımızdan olsa gerek arabalarımla oynamak istemiyor. annemde kendi başıma da çok güzel oynayabileceğimi anlatmaya çalışıyor.
Oynuyorum ama aklım yine de Simba'da kalıyor. Suyun içinde......
Bir şekilde ben de suya yaklaşıyorum. Niyetim annemin elinden atlayıp suya düşüvermek!!!! Ama olayın belgelendiğini anlayınca gerçekleştiremiyorum bunu...
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır anneme anlatıyorum suya girmek istediğimi......
paçaları sıvamakla başlıyoruz işe ama yetmez diyorum......Ve sonunda bu halde kalıyorum:) Bu sefer anneme de ısrar ediyorum sen de gel diye ama yemiyor.
Çaresiz giyiniyorum boynum bükük ayrılıyorum deniz kenarından. Bir gün daha böyle bitiyor diye üzülüyorum. Ama gece yarısı asıl üzüntülü haberi alıyoruz. Daha geçen ay Bursa'da ziyaret ettiğimiz, herkez böyle yaşlansa, maşallahı var benimle oyunlar bile oynuyor dediğimiz babanninemin (annemin babannesi) beyin kanaması geçirdiği, düştüğünü ve hastaneye kaldırıldığını öğreniyoruz. Kendisi hala yoğun bakımda, şuuru yerinde değil ve 2 gün geçti. Dedem hemen Bursa'ya gidiyor, bizler şimdilik sadece dua edip babanninemden iyi haber almayı bekliyoruz. Babam kızıyor "her bayram kötü 1 şey olmak zorunda mı?" diye merak etme babişkom benim babanninem bunu da atlatacak, yine benimle oyunlar oynayacak........

1 yorum:

ARZUM dedi ki...

Anacım hangi birine yorum yapayım şaşırdım. Hem gülüyorum, hem kendi anılarımız canlanıyor aklımda derin derin iç geçiriyorum. Büyüdüklerine sevinelim mi, eskiyi düsünüp hasret cekip üzüleli mi? bilemiyorum. Keşke tavuk olsam hersabah sıcacık kuluckadan kalkıp dönüp yumurtama bakıp yeniden yeniden mutlu olsam::)Her yumurtayı bu kadar güzel tutturamazdık ama dimi::))

Blog Widget by LinkWithin