22 Ağustos 2011 Pazartesi
yine yollarda
Yine yollara düştüm, sabahın erken 1 saatinde elimde pasaportum, istikamet Kos.
Pasaport işlemleri tamam gemiye binildi.Sanki zaman geçmiyor, anlayamıyorum. Anneme saatim yok, bana saat tak deyince hemen çaresini buldu. Artık benimde 1 saatim var ama bu saatte zaman hiç geçmiyor:)
Kos'a inince annişkoyla hemen kanaldaki balıkları yemlemeye başlıyoruz, hemen toplanıyorlar ekmeğin etrafına çok tatlılar.
Sonra Treni görüyorum. Geçen sefer Kos'ta otobüs yolculuğu ile Zia denen güzel 1 yere gitmiştik, bu sefer şehir içinde dolaşıcaz, o zaman tren turu , bayılırım.
Aslında bu sefer Kos'a geliş amacımız dedişkomun doğum gününü kutlamak. Hep onun istediklerini yapalım diyoruz, ne şanski o da hep benim istediklerimi istiyor:)
Tren gezisi o kadar keyifli ki....İy ki doğdun dedişkoooo.
Mehşur meydana geliyoruz. Dağılmadan önce aile fotoğrafı çünkü biraz sonra annem ve ben oyuncakçılara, ananem çarşı içine, babamla dedem de değişik içkilerin satıldığı dükkana. tekrar bu meydanda buluşmak üzere ayrılıyoruz hepimiz.
Oyuncakçıda tam da aradıklarımı buluyorum. cars 2 serisinden yeni McQueen ve İtalyan arkadaşı Formula arabası.
Buluşmak için döndüğümüz meydanda epey oynuyorum arabalarımla.
Babişko gelince de elimle arabalarımla atlıyorum kucağına. Ordan doğru yemeğe. Balıkçı Nicolaidayız yine. Niye burada hiç foto yok derseniz. Oraya vardığımızda ben ekmek istedim ve 1 dilim ekmeğin içini ağzıma atıverdim. Yemek yememe alışkın olmaya bizimkiler şoka girince hiç foto olamadı. Yemek devam ederken biz annemle sahile indik. Bizim plajlara hiç benzemiyor burası. Sanırım en küçük bendim. Yaş ortalaması 20 filandı herhalde.Plajın en yaşlısı(annem) etrafına bakınırken, plajın en genci(ben) denize giriverdim bile. Tabii üstbaş değişti
baba söylendi;) gözümüzü çocuktan ayırmayalım diye. Halbuki ben zaten annişkoyla oyun oynuyordum.Su da çok güzeldi bu arada.Neyse dönüş yoluna geçildi. Tüm gün uyumamanın ve Yunanın kızgın kumlarından serin sularına atlamanın vermiş olduğu darmadağınıklık içinde Freeshop'a daldım. Çikolatamı aldım.
9 Ağustos 2011 Salı
Uzay Bodrumdan Bildiriyor
Bu aralar hayatımızda pek çok ilk yaşanıyor. 9 ağustos 2011 saat 19:15'de denizden çıkarken "ben ananemlerde kalmaya gidiyorum" dedim ve eve uğrayıp pijama-süt vb. alıp anane ve dedeyle gece onlara kalmaya gittim. Tabii ananemin büyük i-pod(i-pad)ununda etkisi olmadı değil:) Saat 21:31 hala annemi aramadım. Kendisi eminim hala şokda. Benden haber gelirse yada eve dönersem canlı olarak anında burada bildirecek.
Gelelim diğer ilke;geçen hafta annemler arkadaşlarıyla Kos adasına gittiler ve ben ve Tü-Tü gece ananemlerde kaldık. Doğduğumdan beri annemden ilk defa ayrı uyudum.(belki be gece de kalırsam 2. olacak) Dönüşte ev halkını hiç üzmediğim için bu öpücüğüde haketmiş bulunuyorum:)
Hatta kız çocuklar gibi annem terliklerini giymeme bile izin verdi:)
Hatta babam aferin oğluma diyerek beni Büyük Yunapark'a götürdü. Mac'da oradaydı. McQueen'i çok sürmüştüm be sefer Mac'i sürdüm.
Gördüğüm en büyük ve en güzel atlıkarınca da oradaydı.
hem 2 katlı hemde üstünde neredeyse tüm hayvanlar var. Ben üstkattaki klasiği seçtim.
Bu arada Tan'ın doğum gününü kutladık. Bilirsiniz ben doğum günü seramonilerini sevmem. Tüm çocuklar masa başında şarkı söyleyip, pastanın mumunu üflerken,m ben elimde balon tabancamla duvar üstünden seyrettim olan biteni.
kutlama bitince arkadaşımı sarılarak tebrik ettim tabiiki.
Doğum gününden sonra Tan arkadaşım hastalandı, benim geçenlerde olduğum gibi. günlerce denize gelemedi. annemde benim de aynı şeyleri yaşadığımı zor geçtiğini ama neyseki bir kaç haftadır iyi olduğumu bir sıkıntı olmadığını söyleyerek onları teselli etmeye çalıştı.Onun yokluğunda babam beni bizim oradaki parka götürdü bu sefer.
Motordan sonra içine hava üfleyerek şişirilen şisme oyun sahasına girdim.bir kız arkadaş da bulup eğlencenin belini kırıyorduk ki......
sanırım annem iyi olduğumu söyleyince direk nazarlar devreye girdi ve ben nasıl olduğunu anlamadan yerde ağlıyordum. Görevli kadın içeri girip beni yerden kaldırdığında gözümden akan 1 damla kan annemi yıktı zaten. Direk eve gelip yattık sabah kalktığımda ise göz şiş,etrafı hafif mordu. Neyseki komşumuz Göz Dr. Burcu teyze ilk müdehaleyi yaptı verdiği ilaçlarla kısa zamanda toparladım. Toparladımda saçları bir türlü toparlayamadım. Uzadıkça uzadılar yine düştük Bodrum'lu eşşek traşı yapan berberlerin eline:(
Gelelim diğer ilke;geçen hafta annemler arkadaşlarıyla Kos adasına gittiler ve ben ve Tü-Tü gece ananemlerde kaldık. Doğduğumdan beri annemden ilk defa ayrı uyudum.(belki be gece de kalırsam 2. olacak) Dönüşte ev halkını hiç üzmediğim için bu öpücüğüde haketmiş bulunuyorum:)
Bu arada Tan'ın doğum gününü kutladık. Bilirsiniz ben doğum günü seramonilerini sevmem. Tüm çocuklar masa başında şarkı söyleyip, pastanın mumunu üflerken,m ben elimde balon tabancamla duvar üstünden seyrettim olan biteni.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

