video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2012 Cumartesi

Biliryorsunuz her Cuama Godriondayım. Balık ve oyun günümüz.son bir aydır oyun oynadığım joker maxi toys mağazası tadilattaydı.Birkaç makina dışında hiç bir şey yoktu ve küçücük bir alanla sınırlıydı. Bodrum dönüşü gittiğimde gözlerime inanamadım. Sonunda açılmıştı ve koomacaan bir yer olmuştu.
 Bütün eski oyuncaklar geri geldiği gibi bissürü de yeni oyuncak eklenmişti.bayıldım tabii.
 Ama en çok özlediğim bowlinge takıldım en çok. Ertesi gün bize, yazdan da hatırlayacağınız arkadaşım, kankim Cansın'lar geldi. Başta herşey güzeldi. Ama devreye arabalar girince işler karıstı.
 500'ü alıp fırlayan Cansın'ın arkasına antika arabamla takıldım ama takip biraz zor oldu. Hal böyle olunca  "Cansın'lar gitsin" diye çok ağladım, "ne zaman gidecekler" diye çok sordum ama tüm kışkırtmalarıma rağmen Işıl teyzem hiç oralı olmadı.
 İyi ki de olmamış çünkü arabalara binme faslı bitip de arabalarla oynama faslı başlayınca çoook eğlendik. Hatta keşke hiç gitmeselerdi dedim bu sefer.
Keşke gitmeselerdi dememim sebebi hem oyun arkadaşımın gitmiş olması hem de Cansın'lar gidince  ben Emre abiye saçları kestirmeye gitmek zorunda kalmam. 
Neyse sonrasında Tü-Tüyle bol bol top oynadık

Sanırım topa vurma çalışmaları yapmalıyım ilk sakatlanan annem değil başka vukuatlarım da oldu:))
Ama bakın çalışınca olmuyor da değil .En azından topa vurabiliyorum. Gideceği yer konusu ayrı bir çalışma gerektiriyor.
1 Mayıs benim için önemli bir gün çünkü Dayişkomun doğum günü. Yanımızda olamadığı için kutlayamadık ama benim doyum günüme gelince ikimizinkini beraber kutlayacağız. Kendisini kutlayamadık ama  1 mayıs dayımın doğum günü sebebiyle okullar tatil olunca biz de kutlamalar kapsamında Hayvanat Bahçesine gittik.
Doruk, Zeynep, ben ve annişkolarımız.
Geçen sefer hatırlarsınız Doruk abim yoktu, bu sefer erkek erkeğe sharkın önünde cesur pozlar verdik.
Zeynep çok sevdiği ve yanından ayırmadığı bambisinin aslını orda görünce çok mutlu oldu. Yalnız bırakmak istemedim.
Zürafaları da ziyarette ettikten sonra parkta da oynayıp evimizin yoluna koyulduk. Güzel bir gündü ama eminim beni daha güzelleri bekliyor. Çünküüüüü DOĞUM GÜNÜM GELİYOR, bu sebeble anane geliyor , dede geliyor, Çaatay geliyor belli mi olur belki Sultan bile geler..... İnsan daha ne ister ki?????

9 Mart 2012 Cuma

kısa kısa

geçen haftadan kısa notlar:
Babamlar artık bensiz maç izlemezler herhalde. çünkü son gittiğim maçta Fenerbahçe tam 6 tane gol attı. Tabii annem de beni bir daha gönderir mi bilmiyorum çünkü son gittiğim maçtan eve gece 12 de yaka bağır açık azıcık da sarhoş dönmüş olabiliriz:)))))))))))))))))))


Bir ilk gerçekleşti. Genelde pantolonlarımın boyları kısalıyor ve artık ya giyilmez duruma yada şort haline geliyordu. Ama ilk defa benimde pantolonumun dizi eskimekten eridi ve yırtıldı. Artık ben de dizi yamalı pantolon giyeceğim galiba. Annem ilk defa böyle 1 şey gördüğü için mutlu oldu ama ben ağladım:((((((((((((((((


Yazları evinden çıkmadığımız Aşşegül'lerle bu yaz pek görüşememiştik. Koca kış neredeyse bitecek yine görüşemedik artık neredeyse unutacaktım ki bebekliğimden beri hep onlarla beraberim. Artık özlem dayanılmaz olunca ziyarete gittik. Aşşegül'ü çok özlemişim ama galiba Aslı ve Moyito'yu daha çok:)


Gecenin ilerleyen saatlerinde ben çaldım, moyito dinledi, o da beni özlemiş ki gecenin sonunda "eve gitmek istemiyorum, burda kalıcam" diye ağlarken yanımdan 1 saniye ayrılmadı.
Bu da nedense annemi çok şaşırtan bir video. Niye şaşırdı anlamadım benim de bişeylere ittaaacım olamaz mı???




9 Şubat 2012 Perşembe

BU MAÇ(LAR) KAÇMAZ:)))

Vay be erkek olmak, takım tutmak ve süpper bir taraftar gurubuyla maç seyretmek acaip güzel bir şeymiş. Galiba babam beni çok özlemiş yanından ayırmak istemiyo,yada ben de artık erkeklerle maç izleyecek kadar büyüdüm ki maç izlemeye Sait amcalara beni de götürmek istedi .malum Fener-Beliktaş maçı var. Futbolla ilgili ilk söylemim biliyorsunuz babamı yıkan "ben beşiktaşlıyım" sözleri olmuştu. Babam konunun üzerine eğilince normale döndüm. Ben Fenerliyim oldum, bu yüzden bu maç ekstra önemli. Bu arada bizim aile ya Galatasaraylıdır, ya Fenerbahçeli. babamın korkulu rüyası benim Galatasaraylı olmamdı ben Beşiktaşılıyım diyiverdim ortalık iyice karıştı:))) Neyse annem devre arası yada durmazsam aradığımız an gelip alacak. Malum annemsiz ben ne yaparım? (Bu sorunun cevabı aşağıda)
formalarımızı giydik babişkoyla, hazırlandık,düştük yollara. İşin güzel taraflarından biri de Erol'un da orada olmasıydı.


Ipad'i masaya kurup yemeye yumulduk, yumuldular:)

Sonra maç izlemek için mehşur karanlık odaya gidildi. Stadyum mu desem, sinema salonu mu bilemedim ama çok keyifliydi, Erol'la alt alta, üst üste çok eğlendim.(ANNEDEN: Sanırım ayakkabılarını çıkarmaya ikna edemediler Uzayı bu yüzden notu düşmeden edemeyeceğim, çünkü bir İLK.Bodrum'da Uzay biraz de ananesinin söylemleriyle dedisinden koşu ayakkabısı almasını istedi, Hemen marinaya gidildi.Çünkü bu çok sıradışı 1 istek Uzay ayakkabı istemez, kesinlikle denemez,dükkana girmez, zorla denetsek acıtıyor, istemiyorum diye ağlar. Neyse MAVİ KOŞU ayakkabısı diye girdik dükkana. Girer girmez gitti ayağındakileri buldu, Kadir abisinin giydirmesine izin verdi ve "bunları istiyorum, çok rahat, hiç acıtmıyor. hadi koşalım artık "deyince bir "gazla oğlum grisine de baksak mavi ayakkabın çok" deyince. zorla aynısının grisini giydi ve çok acıttığını söyleyerek çıkarıp attı. sonra herkez bana baksın , dışarı gelin koşucam şimdi diyerek marinada deli danalar gibi koşmaya başladı öyleki ıslak mozaiğin üzerinde 4 kere filan düştükten sonra bile, "bişey olmadı bunlar koşu ayakkabısı" diyerek koşmaya devam etti. Şimdilik ayakkabıları sakladık çünkü Ankara'nın bu karında kışında Mavi Koşu Ayakkabıları ile yapmak istiyor herşeyi.)



Devre arası biraz müzik, biraz spor. Tolga abim bir erkeğin sahip olmak isteyeceği süper bir ortam yaratmış. bu ortamı değerlendirip kısa bir solo, buyrun sizde dinleyin




Sıra geldi spora.



Tolga abim kısa bir masatenisi çalışması yaptırdı ancak ben aşağıdaki gibi oynanırsa daha keyifli olacağına karar verdim:)





Gördüğünüz gibi annemsiz ben ne yaptım çoook eğlendim, aramadım bile. Eve de babamla maç bitince döndük. Ha biz buraya maç seyretmeye gelmiştik değil mi? Tamamen unutmuşum. Fenerbahçe 2- 0 yendi Beşiktaşı.

5 Şubat 2012 Pazar

Bodrum'da Sömestr

işte Bodrum'u bu sefer en iyi özetleyecek fotoğraf. Siyah beyaz çünkü artık hatıralarımda sadece.
karneydi, hastane,tahlil, Pfapa filan derken toparlandık gittik Bodrum'a annişkoyla.


Güne dedişkonun resmen tepesinde başlıyordum.İleride göreceksiniz günü de tepesinde bitirdim o ayrı.

Hava tüm Türkiye kar altındayken Bodrum'da şansıma fena gitmedi. Ama asıl havayı güzelleştiren dayımın gelişiydi. Nine hastalanıp, hastaneye kaldırınca hepimiz çok üzüldük:( ama dayımın gelişi, ninenin de yavaş yavaş toparlanışı moral oldu hepimize.

Hemen attık kendimizi parklara






en sevdiğimiz şey dayı yeğen salıncakta sallanmak, kaydırak....


dayım da çocuk gibi benimle eğlendi. akşam eve pestil vaziyette dönmemiz beklendi ammmaaa pestili çıkan sadece dedişkoydu.


Bodrum'da kuralsız evde, yatış saatleri gece yarısını bulmaya başladı, hele dayım varken hiç uymamak, hep oynamak istedim. Geç saatte yatağında değil de koltukta uyuyan dedemin üstünde devam ettim oyunlarıma.


uyanmadığı gibi horlamaya da devam edince bu anı herkes ölümsüzleştirmek istedi.

Dedeyi yatağına gönderince sıra geldi dayıya. Onu da nakavt ettim tabii. Yoğun iş temposunu tatil gibi özleyen dayım 2 gün sonra biraz mecburiyetten biraz da dinlenmek için döndü İstanbul'a.


Ananemler üzüntümü hafifletmek için "haydi gezmeye" deyince yüzüm gülüverdi oysa ki sabah çağatay gitti diye ağlayan da bendim...

akşamları serin oluyor ama benim için farketmiyor Oasis'te atlıkarınca keyfine devam....


Evde oturmak yok , hele Zeynep'lere gideceksek keyfime diyecek yok. çünkü Zeynep'in yanında öyle büyüküm ki, bir de Zeynep beni çok seviyor baksanıza..


Havalar güzel dedik nazar değdirdik yağmur başladı ama dedik ya evde oturmak yok, anane hastanede olunca programları dedişko yaptı ve bizi o gün hava da kapalı diye....

Bodrum Deniz Müzesine götürdü.


önce ufak modellerle başladık. Denizcilik tarihiyle ilgili herşey var burada.


Mehşur Halikarnas balıkçısı ve teknesi....


hatta daha büyükler bile vardı.


teknelerin dışında süngerler


astronot başlığı gibi görünen ama balık adam kıyafetleri...


annemi delirtecek inanılmaz bir deniz kabuğu kolleksiyonu vardı ki, bizim evimizdeki kabuklardan hem daha çoklardı, hem de neredeyse benim kadar büyük kabuklar bile vardı..




Müzeden çıkınca dedeye teşekkür edip, elinden tuttuğum gibi kalenin oradaki denizciler kahvesine.

O kahvesini içerken ben yapacak güzel bir şey nasıl olsa bulurum:)


Mesela kuşlara yem vermek , onlarla oynamak gibi.





ne keyifli değil mi????
kuşların karnını doyurup, peşlerinde koşmak beni acıktırdı. Annem ilk defa ağzımdan "anne bana simit alabilir misin, karnım çok acıktı" lafını duydu. Ama her güzel şey gibi bu tatilinde sonuna gelindi. Neyse ki biz dönmeden Nine hastaneden çıktı. Bu tatil boyunca bol bol gezdim, arabalarımla, bilgisayarla, ipodla,ipadle,iphonela ve en çok da hamurlarımla oynadım.

Şimdi bu da ne demeyin. Anlatayım. dedem çok fazla elektronik şeylerle oynadığımdan şikayet ediyor diye rengarenk hamurlar ve hamur makineleri ile oyun saatleri yaptık annemle. Oynarken bir ara durup anneme kutuyu gösterip "anne burda 'play'mi yazıyor?" diye sormam herkesi şaşırttı nedense. İyi de benim o oynadığım oyunlarda ben "play" yazan yere basıp OYNUYORUM. O kadarını da öğrenmiş olayım dedişkoo epey mesai harcıyorum bu konuda biliyorsun:)

Neyse aslında biraz buruk döndüm Ankara'ya çok alışmıştım bizimkilere ama babişkomu da çook özlemiştim. Havaalanı buluşmamız yine Türk filmlerini aratmadı. Burada beni çoooook özleyen başka biri daha varmış. AZRA...

Davetini kıramadım. kapıdan bir uğrayayım dedim, oynadım, akşam yemeğimi yedim,

hatta girdiğimiz kutuların içinde uyuduk bile. Ankara'ya dönüşüm hızlı oldu. Size okumanız için bu satırlar yazılırken ben eski(hani Efe Beşiktaşlı diye bende Beşiktaşlıyım diyordum ya)takımımla, doğuştan tutmak zorunda oluduğum Fenerbahçenin maçını babamın mehşur maç ekibiyle erkek erkeğe, annemi evde yalnız bırakarak Sait amcalarda seyrediyor olacağım. derbi ile ilgili yorumlar , fotolar en kısa zamanda burada olabak. Bu arada bodrum dönüşü Garatasalaylıyım artık demeye başlamıştım dedem ve ananem yüzünden ama özüme döndüm ben fenerbahçeliyim demeye başladım yine.

22 Ocak 2012 Pazar

KARNE SEVİNCİ

İşte bu da benim karnem;

henüz üzerinde not yok ama güzel şeyler yazıyor. Ve karneyle beraber beklenen an geliyor, çok sevgili, herkesten güzel öğretmenlerimde ilk defa blogumda.






Zahide öğretmenim, ben, karnem ve Neşe öğretmenim. Herhalde kötü 1 çocuk olsaydım karneme böyle güzel şeyler yazmazlardı. Karneyi aldık karne hediyesi almaya gidicez ama aşağıda bana bir süpriz hazırlamışlar.




Şu okulun yaptığına bakın beni gerçekten seviyor olmalılar.


Bunu gören sınıf arkadaşım Emre'de geldi yanıma. Emre'nin bir sweat shirtü vardı McQueenli bayılıyordum meğerse annesi Hale teyze yapmış, bir baktım karne hediyesi Hale teyze birtane de bana almış, annemin ellerinden öper, en kısa zamanda yaparsa giyerim sizde görürsünüz.tabii okuldan çıkmamız biraz zaman aldı uzay hatırası, koşmaca, yakalamaca derken. ama sabırsızım karne hediyemi istiyorum.


Ve karne hediyesi de alındı.Mater kargoya giriyor, girince de uçak fırlayıp piuv diye uçuyor. Bu benim 4. setim daha 3- 4 tane daha var. Yılbaşı hediyem , bu ve henüz bende olmayan diğer 2 set birleşerek süper 1 şey oluşturuyorlar.hani karne hediyesi almak isteyenler için duyurulur.İş bankası Uzay Özmener hesabı da olur aslında:)))) Neyse şaka 1 yana amaç uçağı uçurmak ama beni aklıma başka 1 fikir geliyor, hem uçağı uçurayım, hem de kuleyi toptan önce ben yıkayım bakın nasıl oldu.










ANNEDEN; bu sabah uyanıp yanıma geldi Uzay yatıp, çizgili film izliyoruz. aramızda şöyle bir konuşma geçti



U: Anne, erkeklerin pipisi vardır değil mi?



D: Evet annecim.



U: Kızların????



D: Kızların pipisi olmaz, kutusu olur.



U: Hayır kızlarında pipisi var ama erkeklerinki gibi değil. (ayağa kalkıp pijamasını indirip, pipisini tutup çekiyor) erkeklerin pipisi böyle olur, (Pipisini toparlayıp içeri tıkmaya çalışıyor ve) kızların pipiside böyle olur işte, içerde



D: ......................................!!!!!!!!!!!!!!!!!?????????????************???????????



Şoku atlatıp soruyorum "sen nerden biliyorsun kızların pipisinin öyle olduğunu" diye herif beni resmen kafaya alıyor, arkadaşımdan, abilerden, babamdan, tiyarodan gibi şeyleri arka arkaya sıralıyor ve karşıma geçip benim şaşkın suratıma bakıp kahkahalar atıyor.....



---------------------------------



Uzay'ı okuldan aldım eve dönüyoruz, yolda DVD izliyor, ToyStory'nin fragmanı var, orada da Ken'le Barbie'nin aşık olduğu sahne. "Anne aşık oldular " diye bağırıyor. "Sen aşık oldun mu diye" soruyorum. "Hayır ama aşık olmak istiyorum" diyor. tabiii heyecanla "kime" diye soruyoum. "ANNEYE" diye cevap veriyor ben oracıkta eriyip bitiyor, eve nasıl geldiğimi bilmiyorum....

Blog Widget by LinkWithin