28 Nisan 2009 Salı

Hasta mıyım Nazlı mıyım?

Annem hastalığı geçirdi, babam hala hasta. Ananemde zor idare ediyor. Beni ne kadar korusalar da kenarından köşesinden mikrop mu aldım ne? Zaten uyumayı sevmiyorum, bir de ateş oldu mu:( Ağla dur.
Sonra sabaha karşı annemle böyle sızıp kalıyoruz. Zavallı annişkomla babişkom herkes uyurken onlar benimle ayakta. Beni çok seviyorlar galiba. Biraz büyüsemde hem geceleri uyusam hemde ben de onları ne kadar sevdiğimi anlatabilsem:)

27 Nisan 2009 Pazartesi

Banyo Sefası

Ananem geldi ya habire geziyoruz.Yahu dedim ananeme her yere gittik 1 Uzay kaldı gitmediğimiz sen 2 dakika bekle ben bir gidip geleyim.
Kalktım gittim, yıldızlar arasında dolaştım ama annemi babamı özledim döndüm geldim.
bir diğer kostümümü giyip kılıcımı kuşandım. eeee tabi tüm bunlar yoruyor adamı. Akşam 1 banyo sefayı yapayım dedim
attım kendimi sulara. Nedim amcamla Pervin yengem iyi ki almışlar bu kurbağı, arkadaşı hipo'yu da attım suya, başladım eğlenceye.
Şarkılar söyledim, şap şup sularla oynadım. Bir baktım babam kayıtta.
Bari dedim banyo da rahat ver kızdım biraz. Heryerde elinde makina. Ee benim de özel hayatım olmasın mı en azından banyoda.




Uzay Bowlingde 2

Hafta sonu Ozan abimin bowling turnuvası vardı. ananemi de alıp destek olmaya gittik. Ozan abim acaip atışlar yapıyor, ben de büyüyünce Ozan abim gibi pek çok sporu bir arada yapabilmek istiyorum. bu yüzden çalışmalara önüme 1 bowling topu alarak başladım.
Kendi çalışmalarıma dalıp Ozan abimi de unutmadım tabii, O devirdi hepsini ben alkışladım.

23 Nisan 2009 Perşembe

23 NİSAN KUTLU OLSUN

İşte büyük dedem, önderimiz, bize bugünleri sağlayan büyük önder Atatürk. Çok teşekkür ederim büyük dedecim, bize böyle 1 bayram verdiğin için.
Sabah evde 1 telaş "bu Uzay'ın ilk 23 Nisanı hadi 1 şeyler yapalım". Anıtkabir'e gitmeyi çok istedik ama hem annem hasta, hem çok kalabalık Atatürk dedemle yalnız kalamayacağım, başka sefere erteledik Ama 25 Nisan'da Devlet Tiyatrolarının düzenlediği, Tunalı daki şenliklere katılmayı çok istiyoruz. Anıtkabir'e gidemeyince Elif ablamın okulundaki gösterilere gidelim dedik. Aman yarabbim ne çok çocuk var?
Merak içinde sırasıyla sahneye gelen çocukları seyrettim.Annemin gözleri doldu,herhalde benim de onlar gibi büyüyüp, törenlerde sahne aldığımı hayal ediyordu. (Canım Uzay'ım tabii ki bunları düşündüm, seni de oralarda görme düşüncesi beni çok heycanlandırdı ve duygulandırdı, benim minik bebeğim büyüyecekte, 23 Nisanlarda gösteri yapacakta.... babanın dediği gibi ağlamaktan seni nasıl seyrederiz bilmem. ANNEN)
Hemen 1 Türk bayrağı aldım elime. Marşlara kendimce bende katıldım. Çok güzeldi ama çok da uykum geldi (Eee tabi gece uyumak bilmezsem)
Annem ben uyudum mu etrafta "sessiz olun" diye terör estire dursun, marşlar, şarkılar eşliğinde 1 güzel uyudum ki annemin kucağında.
Gözümü açtığımda sanki rüya alemindeydim.Etrafımda garip kıyafetli insanlar vardı.
Hele 1 tanesinin yüzü bile garipti. Çocuklar genelde korkarmış ama ben hiç korkmadım.
Belki de bana balondan yatığı komik şeyler yüzündendir, çok da hoşuma gitti aslında.
Sahne tozunu çook küçükken yutmuştum, dekoruda görünce babamla hemen sahneye fırladım
Daha gerçekçi olması için, Prensesin kucağında da 1 poz verdim. Ay ben bu 23 Nisanı çok sevdim. Keşke hergün 23 Nisan olsa:)









Uzay Atakl'arda

Bu aralar farkındaysanız hep gülüyorum, günlerim pek neşeli geçiyor. Bu sefer ki gülme nedenimse akrabalarımıza yaptığımız ziyaret.
Hep beraber Nedim,Pervin,Ozan ve Can 4'lüsünden oluşan babamın teyze oğlu Atak ailesini ziyarete gittik.
Her biri ile ayrı ayrı fotoğraf çektirince annem hepsini böyle birleştirdi. 1 eksik var ben de biliyorum CAn abim yok. O uzun hikaye onu daha sonra anlatırım sizlere.
Ziyaret ekibi gördüğünüz gibi halam, Ozan abim, babannem filan apey kalabalıktık. Bana acaip güzel 1 hediye almış Atak'lar ama ne yazık ki hediyeden çok daha fazla ilgimi çeken, beni pek 1 güldüren başka 1 şey vardı orada. KIZIMAsıl komiklik buradan başlıyor, Kızım dedikleri kedi aslında erkek. O da ne olduğunu anlayamamış olsa gerek , garip 1 kedicik olmuş çıkmış. Neler yapmadım ona. Kafasını, kulağını, kuyruğunu tuttum, hatta üstüne çıkmak bile istedim.gittiği her yere, emekleyerek peşinden gittim.
Sonunda oncağız da dayanamadı sehpa altlarına saklandı ama ben yılmadım. gecenin sonunda kedicik 1 yerde ben 1 yerde uyuyakalmışız.Ama ne çok eğlendim. Keşke bizim de böyle 1 dostumuz olsa evde, abim Scooby gibi. Ne dersin babişko?




19 Nisan 2009 Pazar

I love weekends

Hafta sonları sevilmez mi hiç. Annem yanım da, babam yanımda, hatta çoğu zaman beni seven pek çok insan yanımda. E tabi ben de böyle gülerim hep:)
Beni asıl güldüren başka, aşağıda onu da göreceksiniz. Bakın bu hafta sonu ben ne yaptım. Önce çok eğlendim.
Annemin karnında yaşamaya başladığım ilk günden beri beni yakından takip eden, seslerini çok iyi tanıdığım ablalarım geldi. Annemin öğrencileri.Onlar artık üniversite öğrencisi ama benimle çocuk gibi oynadılar.Tüm gün bahçedeydik.
Başıma güneş geçmesin diye yeni şapkamı da taktım oynarken. sonra kızlar beni bırakıp gittiler, gidrken son 1 poz vermeyi de ihmal etmediler
Tam gittiler diye üzülürken, Selo amcamla Erol abim geldi.Hep beraber Kıtır'a gittik. Keşke Şebnem teyzem de gelseydi. Eminim o da beni çok özlemiştir neyse 1 daha ki sefere artık
İşte benim o kadar gülüp eğlenmeme sebeb olan kişi.
Erol. Yahu amma komik çocuk beni acaip güldürdü. o da Fenerbahçeli.
Biran önce büyüyüp onunla oyunlar oynamak için sabırsızlanıyorum.Onlar maça gitti ben annemle evde kaldım. Artık ben de büyüsem de Erol gibi babamla maçlara gitmeye başlasam:)






15 Nisan 2009 Çarşamba

Uzay Tek Türkiye de

salı günü babamın günü birlik 1 çekimi varmış Konya'da. gül teyzem yoktu, annemle bizde gittik babişkoyla.Bir gittik sanki geleceğimi haber almışlar, tüm ekip beni bekliyordu.
Hemen hemen herkesle fotoğraf çektirmeye çalıştım. Biz toplanıp, annem de çekerken, bir baktım asıl işi çekmek olan yönetmen Naci amca çekiyor ama kadraja hiç girmiyor.
Bizim yönetmen annişkodan kaçar mı? O da yakaladı bizi 1 arada herkez birbirini çekti:)
Babam babalıktan çıkıp muhtar olunca hemen poz verelim dedik.Alçak Şivan daha da alçak muhtar ve ben. Annem "oğlum bu muhtar çocukları teröristlere veriyor gel sen...." diyordu ki,
Muhtar oğlum moğlum demedi, gözümün yaşına bakmadan teslim etti beni Şivan'a. zor kurtuldum elinden nerdeyse beni canlı bomba yapacaktı:p
Şivan'dan kurtulup, diğerlerinin olduğu yere gittim.Baktım beni bile korkutan Şivan'ın korkutamadığı, bırak Şivan'ı hiç bir şeyden korkmayan Ozan abim pardon Doktor Tarık orada. Bakalım benden korkacak mı dedim. Başladım korkutmaya. İnanmayacaksınız ama benden bir korktu, bir korktu.Senaryoyu yazanlara duyurulur, doktor Tarık'ı da korkutan 1 şey var artık:) 1 bölüm hatır için oynarım Tarık da korktu diye raytingleri tavan yaparım:)
Sonra gittim teröristlerin elinden zor kurtulan Müjgan ablam pardon Dila hemşirenin yanına. beni pek sevdi, oyunlar oynadı,
hatta bahçe de oturup kalıvermişim kucağında.
kendime gelince başına gelmedik kalmayan Berfin yani Özgül ablam aldı beni, durur mu kıskanç Yılmaz, Fatih abi de hemen yanımızda bitti. Sen başka kızlara nikah yaparken iyi biz Berfin'in yanına geldik kötü...
Neyse babamın kızı, ablam da gelince tam 1 aile pozu verdik.
huyu kurusun meraklı, maydonoz tutturdu, "bende kucağıma alcam, yalnız resim çektiricem" diye. Söz dinlemiyor ki, verdik pozumuzu.
Herkesi çekime çağırınca biz de annemle arabamıza gittik dinlenmeye, biraz oyun oynadık, sonra çıktık yine dışarı
biraz önce Berfin'leyim diye koşup gelen Yılmaz, Fatih abi olarak çooook güldürdü beni. Acaip komik sesler çıkarıyor.Kurbağa gibi, sonrada benim göbüşümü yiyiyor.
Özlem teyzem, acıların kadını Zelal kurtardı beni elinden ama yağmurdan kaçarken doluya tutuldum o da toka taktı uzun saçlarıma. Kız gibiymişim, güzelmişim. Allahtan babamın çekimi bitti de geldi toka moka çıktı kafamdan.
Güzel ama yorucu 1 gün geçirdim. Aslında çok da eğlendim ama işimiz bitti, dönüş zamanı geldi. Arkada babam bana çok güzel 1 yer hazırladı, zürafamla orda yatarak döndük Ankaraya. Beni bekle Tek Türkiye yine gelicem oralara biraz daha büyümüş olarak:)













UZAY Las chicas'da 2

Ben kesinlikle ev tipi bir çocuk değilim. Sürekli gezmeli tozmalı habire 1 yerlere gitmeliyim.
Pazartesi Yağmur'un doğum günü kutlamalarına dışarıda devam edildi.Eeee bensiz olur mu? Baksanıza ben de ne kadar mutluyum. Artık kendi başıma yürüsem de sürekli annem ve babamla taılmak zorunda kalmasam.
Kucakta ya da elimden tutarak yürümenin artık pek 1 keyfi kalmadı. kendi başıma yapmak istiyorum bissürü şeyi. mesela babam olmasa o kocca coca-cola bardağı ile neler yapılmaz ki?

12 Nisan 2009 Pazar

iyiki doğdunuz Ali ile Ömer

Yakında yürüdüğümü duyarsanız şaşırmayın. Bugünde Ali ile Ömer'in Doğum günü partileri vardı. Dedim bırakın ben yürüyerek gideyim. Şimdilik elimden tutan olmazsa yürüyemiyorum ama......
Neyse yolda komşumuz Merve'yi gördüm.
Gezelim çevremizi, komşularımızı tanıyalım turuna dahil ettim onu da. Birlikte pozumuzu verdikten sonra vardık havuz başına, doğum günü partisine. Yahu o ne kalabalık, hadi onu geç nekadar çok hediye vardı. Tabi ikiz olunca herşey de çifter çifter.
Ali ile Ömer hediyeleri açıp açıp atıyorlar kutularını. Onlarda ne yapsım o kadar çok ki.
Kutudan çıkanı kaptıkları gibi başlıyorlar koşmaya. Ben daha yürüyemiyorum ki koşayım.Ne yapalım çöktüm yere başladı boş kutularla oynamaya.Bir ara baktım ki Babaları Uğur amcamın aldığı arabalar boşta
hemen atladım birisine. Çok hoşuma gitti ama biraz şaşkındım tabii ne de olsa böylesine ilk defa bindim.
Misafirler geldikçe baktım ki yine Fenerbahçe muhabbeti başladı, anladım bize ev yolu göründü, forma giyildi, geri gelindi. Bu arada tam da pastaya yetiştim. Çok güzelmiş bi yedim bi daa yedim:)
Herkes pasta başındayken baktım arabalar boşalmış, hemen koşalım dedim anneme. Bu sefer kendimden daha emin bindim, poz bile verdim. Bu arada benim doğum günüme de az kaldı, ilgililere duyurulur.
işte sonunda Düet'te geldi. Babası Engin amcam pek sıcak bakmıyor olaylara ama Düet yanımdan ayrılmadığı gibi sürekli bana sarıldı durdu. Çok değil 1- kaç sene sonra ne bu boy farkı kalır ne yaş farkı anlaşılır Engin amca, işte sen o zaman gerçekten buralardan taşınmayı düşün istersen:)
Oyuncaktı, arabaydı, Düet'ti derken bu sefer gerçekten yorulmuşum, maçı zor bitirdim. İzlediğime de değmedi, berabere bitti. Sızıp kalmışım umarım rahat, uzuuuuun 1 uyku çekerim de annemde rahat eder. Bakalım yarın beni ne maceralar bekliyor?




















Blog Widget by LinkWithin