24 Ocak 2012 Salı

ZOR GÜN :(






ANNEDEN: geçen gece ertesi gün başına geleceklerden habersiz böyle gülümseyip pozlar veriyordu.Uzay'ın hiç bitmeyen enazında her ay rutin hastalık yazılarını okursunuz. Görüştüğümüz tüm çocuk hekimleri bir alerji uzmanı tarafından görülmesini istemişti.Tatili fırsat bilerek tam teşekküllü bir çocuk hastanesinde bu işlere giriştik dün. Hayatımın en zor günlerinden biriydi. Diğerini yine sizinle paylaşmıştım, Huzursu bacak sendromuyla ilgili yaşadıklarımızı yazarken.Sabah hastane olayı zaten stresliydi ancak Çocuk Alerjisi uzmanı Müge teyze, sakinliği, sevecenliği ve çekmecesinden çıkardığı uzay temalı stickerlarla Uzay'ı biraz da olsa yumuşattı.Önce sohbet adı altında şikayetlerimizi dinleyip, 100'e yakın soru sordu hepsini kayıt altına aldı.daha sonra Uzay'ın koluna çizgiler çizerek (tabi önce yıldız, ay, ıvır ve de zıvır) alerji test iğnelerinin yapılacağı yerleri belirledi. Gözyaşları içinde 16 tane iğne batırdı Uzay'ın kollarına. Sonuçta kedi tüyüne hafif alerjisi çıktı. Durum böyle olunca Müge hanım birde çocuk immünolojisi görsün , bağışıklık sistemine bakılsın istedi(Burada da ebeme[Selo] teşekkür etmem gerek sanırım bizi Müge hanıma o yönlendirdi ve sağolsun kendisi bizimle çok ilgilendi). 2 sene ben boşuna mı emzirdim bu çocuğu bu ne yaa hep hasta bağışıklık sisteminde mi bir şey var acaba yakınmalarımızda sonlanacaktı böylece. Dr.Ayşe Metin hanım hikayemizi dinledi büyük ihtimalle PFAPA(Periodic Fewer, Apthous stomatitis,pharyngitis and Adantis) (yani Periodic Ateş, Aft,Faranjit,Anedoid sendromu) olduğunu ama FMF(Akdeniz Ateşi)'nin de benzer belirtiler gösterdiğini o yüzden kan testleri yapılması gerektiğini belirtti ki bu da suratıma yada mideme yediğim ilk yumruk oldu. Bodrum'daki doktorumuz Uğur beyde Pfapa'ya değinmiş o yüzden de bizden Uzay'ın hastalık ajandasını tutmamızı istemişti ki, takvimimiz hiç şaşmadı Uzay her ayın 20'lerinde ateşlenip hastalandı hatta Ali amcası Uzay'ın aybaşısı demeye başlamıştı. İstediği tetkikleri işaretledi kan verme bankosuna gitiiğimde elime tam 8 tüp ve bir çiş kabı tutuşturdular. Aldığım 2. darbeydi, son olmasını umarak içeri girdik sevimli!!! 1 hemşire abla kol içi damara girdi, tabii ki Uzay ağlayıp kıyametleri koparınca cart diye iğneyi çekip "ben yapamiicam şurdaki yapsın" diyerek bizi kanlar içinde bırakıp gitti. 8 kişiden sadece mustafa bey sağolsun bizi kabul edip Uzay'ın ağlamalarına bakmadan sohbet ederek, tekme yiyerek, elinin üstünden sağma yoluyla tam 8 tüpü dolurdu. Ben de bu arada yediğim darbelerden göz kararması ve baş dönmesiyle nakavt olma yoluna girdim. Sanırım annelik bu nereye yığılsam diye bakınırken, Uzay kan alan adama "bırak artık sana küstüm, seninle konuşmiicam, anne kurtar beni " deyince yıkılacak yer aramak yerine zor da olsa kendimi toparladım. Herşey bitip sakinleştiğinde "Üzülme anne ben iyiyim" deyip bir de göz kırpınca dünya durdu herşey bitti.


Gelelim test sonuçlarına 2 sene boşuna emzirmemişim Allaha şükür bağışıkık sistemi gayet iyi çalışıyor. %99 PFABA sendromu(Yahu ne çocuk doğurduysam sendromsuz bir hastalık geçirmiyor) Bu PFABA denen illet epey de gizemli 1 hastalık sebebi bile bilinmiyor.Atakların dışında çocuklar genelde hep de sağlıklı çocuklar aslında. Tedavi yöntemi çok sevimsiz. Kortizon ve steroid.Ayşe hanım birde birde ateşliyken görmek istedi Uzay'ı. çok ilginç geçen sene Uzay çok kötüyken Uğur beyin bu teşhis ve tedavi düşünerek yaptığı iğneden tam 2 saat sonra Uzay tekrar canavar olmuş, Ekim sonunda denize girme teşebbüslerinde bile bulunmuştu. Sonuç olarak biraz araştırınca yalnız olmadığımızı ve bunla yaşamayı öğrenmemiz gerektiğini anladım. Tek iyi tarafı zaman içinde ataklar arasındaki sıklıkların azalarak kaybolması ki bu sanırım 3 -5 senemizi alacak. Kötünün iyisi ne olduğunu biliyoruz artık.ve yine de halimize şükür ediyorum hastanedeki o küçüçük çocukları görünce, küçücük bebeğimin kanını alırlarken yaşadıklarım. Allah beterinden korusun. Uzay da dedi ya "üzülme anne ben iyiyim" diye iyiyiyz, güçlüyüz PFABAyı fapar geçeriz.......

5 yorum:

ARZUM dedi ki...

Dolunaycım,
bağırıs cagırıs icerisinde okudum yazını.Ne kadar uzuldugumu tahmin bile edemezsin.Yanınızda olmak sizi sımsıkı kucaklamak istedim. Kalbim sizlerle. Duygularımı biraz toparlayıp, ah vah diyen bir arkadas olarak degilde, sana guc verecek bir arkadas olarak telefon edip sesini duymak isterim. Seni cok seviyorum dolim

gupte dedi ki...

cok buyuk gecmisler olsun uzaycim...!sen kalender adamsindir,dayin gibi.... bunu da atlatirsin hic suphem yok...
gupse teyzen

Oya dedi ki...

Hiç kiyamam size! Biz de hastaliklarla cebellesirken sizi daha iyi anlıyoruz :( kac zamandır bloga giremiyordum, bunlarla mı karşılaşacaktım hay Allah! 3-5 sene degil 3-5 gunde gecsin insallah. Cesaretli oğul ve metanetli anneyi öperiz, Bodrum'a bekleriz.

ANANE dedi ki...

CANIM KIYAMAM SANA BEN. İNANIYORUM Kİ SEN BUNLARI ÇOK ÇABUK ATLATIR EN KISA ZAMANDA YİNE CANAVAR OLURSUN.BURAYA GEL HEMEN İYİLEŞECEKSİN GÖRÜRSÜN.ALLAHBİR DAHA YAŞATMASIN NE SANA NEDE BAŞKA ÇOCUKLARA. SEN HEP İYİ VE MUTLU OL CANIM BENİM.SENİ ÇOK SEVİYORUM. GELECEĞİN GÜNLERİ SAYIYORUM.BAK KAVUŞMAMIZA 46 SAATTEN AZ KALDI. ANANE SENİ İYİ EDECEK.

Ayla dedi ki...

Çok geçmiş olsun öncelikle.Kendimizden bildiğim için önce insan ne oluyoruz diyor,şaşkınlık geçince yaşamayı öğreniyor.Dediğiniz gibi bir iğne işi hallediyor.Allah daha beter hastalıklardan korusun.Bizim ateş ataklarımız çok çok nadir oluyor umarım sizinde en yakında zamanda azalır ve geçer.

Blog Widget by LinkWithin