Bıraktığım yerden devam . o kadar çok şey varki anlatılacak. Yola çıkmadan önceki gün bildiğiniz üzere geçen hafta üzerime yapışan hastalık beni daha beter bir hale soktu. Yola da gidilecek. hemen Hülya teyzeye. Tedaviye başlandı. Tüm sene uslu bir çocuk olduğum!!!!! ve Hülya teyze de hiç ağlamadığım için Noel Babanın bana getirdiği hediyeleri açma zamanı geldi. Büssürü hediye getirmiş. ama neredn bildiyse en istediğim Mc Queen Spin Out yarış setini de getirmiş. Tabii hediyemi görünce ateş, hastalık kalır mı hemen yüzüm güldü.
Neyse sabah erkenden havaalanındayız. Ateşim şimdilik yok, oyuncaklarla vakit geçiriyorum ama öyle sabırsızım ki...
Nihayet uçağa biniyoruz. bodrum uçağında farklı olarak film seyredebiliyoruz bu uçakta.
Şansıma bakın "RIO" diye süper bir film var içinde Angry Birdsdeki kuşlar bile var.
Ama hasta bedenim dayanamıyor, yatıyorum biraz ki enerji toplayayım:)
Toparlayabildiğim tüm enerjimle inerinmez uçaktan gezmeye başlıyoruz. hedefimiz çalışmakta olan kuzen Can'ı ziyaret etmek. ama yol boyunca yemek, içmek, fotoğraf çektirmek serbest.
uçaktan indiğim andan itibaren hastalığımı da kullanarak sürekli kucakta geziyorum. Belirtmeden edemeyeceğim eniştem ve halam benim için arabaya araba koltuğu bile ayarlamışlar, hatta bebek arabası bile var ama eve uğramadan direk Cani'ye gideceğimizden kucak sefası yapılıyor.
tabii eğlenceli şeyler buldum mu kucaktan inmiyor değilim, bu zıplama aletinde olduğu gibi. Sonuçta eve verıyoruz ki neden bu kadar beklemişiz bilmem, evde bizi acaip süprizler bekliyor. Yazın hediyeleri yağdıran Küçükler ailesi, yememiş, içmemiş yine bana acaip şeyler hazırlamışlar.
Öyleki hediyeleri çıkarmak için neredeyse ben kadar olan hediye torbasının içine girmek zorunda kaldım.
Bir anda koca yatağın üzerinde yer kalmadı.
3 boyutlu kitap ve sinema makinesi ilk saldırdıklarım oldu. Hele gece yattığımda , sabah uyanır uyanmaz karanlık odamızda Cani ve babamın sinema gösterileri süperdi. Öyleki annemi "anne biraz sus artık" diye uyarmak zorunda kaldım.
sonunda kuzen de geldi. Ona i-pad deki bazı yeni uygulamaları gösterdim.
erkekler kurulup koltuğa erkek muhabbeti yaptık.
Sonra ben blogumu kontrol etmek için bilgisayarın başına geçtim. ama ne yazık ki kimse yorum yazmamıştı.
Ali eniştem ciddi işleri bir kenara bırakıp çocuk gibi eğlenmek lazım dedi kaptı beni, güreştik, tabii ki ben kazandım:)
Günün yorgunluğu ve hastalık biryandan hafif de ateş çıkınca bayıldım kaldım Caninin yanında. Ee ertesi gün heryerin açık olduğu son gün gezmeli tozmalı alışveriş yapmalı...... diye düşündüm ama.................o gece hiç uyuyamadım öksürmekten, ateşten. olsun ben iyi ve uyumlu bir çocuğum sorun çıkartmam.
İyiyleşince evde nasıl azdığımı göreceksiniz şimdi. Sanırım halamlar bizden sonra koltuk takımını değiştirmek zorunda kalacaklarİKİNCİ GÜN;
Ertesi gün vakitlice çıktık, direk Stuttgart'a. Hava da bir soğuk ki. Caddede bir panayır havası. Caruseller oyuncaklar.
Alman itfaiyesindeki açığı kapatmak üzere işe giriştim. çanları çala çala döndüm durdum.
Biraz eğlenceli birşeyler yapayım dedim, ördeğe bindim.
orient express bensiz olur mu???
orada üretilem 313'üncü Mercedesi kullanmak bana nasip oldu, biletimi de kendim verdim:)
Tüm bunlar olurken benim gibi hasta olan babam "keşke evde kalsaydım", "ateşim çıkıyor" gibi söylemlere başlayınca,
papağanlı amcanın yanından geçip, süper bir yere götürdü Cani bizi, dinlenip, sıcak birşeyler içelim, kendimize gelelim, günü heba etmeyelim diye.
süper manzarası olan bu cam binanın cazibesi bile yetmedi, babamdan beter durumda ben sızdım kaldım kucakta. Halbuki yarım saat önce ne kadar da keyifliydim....
Bu hastalık illetinin bizi eve kapatacağını anlayan Cani, güzel bir film ve Play Station 3 için Cars 2 oyununu aldı. PSP'den PS3'e terfi etmiş oldum, hasta halimle.
Zateen zaman ilerledikçe hiç gücüm kalmadı. Halamın benzetmesiyle annesiz kedi yavrularına sahip çıkan köpek gibi Cani'nin koynuna kıvrılıverdim.
ÜÇÜNCÜ GÜN; YENI YIL
Yeni yıla girerken, hasta bakmaktan ve bizlere ne yedireyim, ne içireyim, nasıl rahat mutlu ettireyim diye uğraşan yorgun ama bir o kadar güzel kadının arasından çıkmak istemedim. Yılbaşı gecesi kapı çaldıkça korkmaya başladık çünkü karşı komşu, artık büyük hala Rina 10 dakikada 1 ya bir hediye yada bir tabak dolusu mama getirdi. Öyle bir yenildi içildi ki.... ben bile bissürü şey yedim. Orada bomba diyorlar havaifişeklere. Ve herkes saat 12'de kapısının önünde kendisi atabiliyor. Babam ilk defa yapacak ne olu ne olmaz 12 olmadan ailece bir fotoğrafımız olsun dedi ve 2011'in son pozunu verdik.
Sonra sokaklara Bomba patlatmaya. Ben yüksek sesten hoşlanmadığımdan benim için zor oldu ama herkes çok eğlendi. 2012'ye neşe içinde girildi.
DÖRDÜNCÜ GÜN:
4.gün hepimiz biraz daha iyidik. Ben ilaçlara devam etsemde epey toparladım, babamda tüm gün evden çıkmayıp dinlenince bugün daha iyi oldu. Anlayacağınız 2012'ye hastalıkları 2011'de bıraktığımızı umarak daha iyi girdik. İyi olan sadece biz değildik. Almanya'da yeni yıl kar ve soğukla karşılanırken hava inanılmaz güzeldi 14 dereceyle rekor kırdı. Ali eniştem bunun kıyametin habercisi olduğunu söyleyip durdu. Hava güzel, biz iyi olunca attık kendimizi sokağa. Çarşı pazar kapalı ama bu güzel havada eve kapanacak değiliz ya. Yalnız çıkarken ufak 1 sıkıntı oldu. Cani'nin yeni ve son model Mercedesini ben kullanmak istedim. Bu konuda da epey tarıştık surat ifademden anlayacağınız gibi....
bu şirin ifadeler bile işe yaramadı.
arkada annemin koynumda olmak bile işe yaramadı. Can bizi Stuttgart'ın en yüksek, dünyanın da sayılı yüksek kulesi olan Fernsehturm'a götürdü.

Hemen hemen bütün kulelerde vardı orada. Bu kulenin yüksekliği 217 metre.
Asansörle kulenin tepesine çıkılabiliyor. Bunun için benim bile bilet almam gerekti. Asansör öyle hızlıydı ki saniyede 5 metre çıkıyormuş.
Yakarısı öyle soğuk ve rüzgarlıydı ki biletim uçuverdi, nereye gittiğine bakmak için oradaki aletleri kullanmak zorunda kaldım.
En güzel tarafı kulenin tepesinde 1 de café var. Çok da keyifli.217 metrede arabalarımla oynadım.
Aşağıya düşen arabanın durumunu tahmin bile edemem.
Oyundan sıkılınca durdum biraz manzara seyrettim. Dükkanlar kapalı bile olsa Stutgart'ın mehşur Konig Strasse, Kral caddesinde yürüyüp, meydanlarda dolaşmadan olmaz hemde hava böylesine güzelken.
Süper 1 oyuncakçıya gittik.Tabiiki ancak vitrinine bakabildik ama o bile yetti.
Vitrindeki yemek yapan ayı babamla beni epey korkuttu. Oradan kültürel gezilere devam şehrin önemli kiliseleri. Bu arada son dönemlerde Ankara'da hep camiye gitmek istiyordum ama olmadı gidemedim, buradaki kiliseleri de çok sevdim, hele evin tam karşısındakinin çanları süperdi. Stuttgart'da ki bu kilisede önemlilerden birisiymiş.
Cani bana gerkli hatta gereksiz tüm bilgileri verdi
dinlemesi çok zevkliydi!!!!! ama çok dayanamadım.
anneyle ordan arazi olup daha güzel şeylere yöneldik.
Nereye geldiğimizi anlayan Cani de bu işe sevindi. Buz pateni yapan sarı sarı Alman kızları seyrettik beraber.
bir yanım ışıl ışıl kızlar, diğer yanım buz patenciler, benden keyiflisi yok....
derken yeni yıl klasiği sıcak şarap, almanların mehşur hot-dog'u, baktım bizimkilerine keyfi epey yerinde
hatta öyle keyiflenmişlerki baksanıza fotoğraf karelerinde ben bile yokum:(
neyseki Cani durumu farkediyor da benimle ilgileniyor:) Ama ben sıcak şarap içmem.... Süt yok mu????
DÖRDÜNCÜ GÜN:
Hemen hemen bütün kulelerde vardı orada. Bu kulenin yüksekliği 217 metre.
İŞTE BUNLAR SÜPER. BÖYLESİNİ YOUTUBE'DA BİLE GÖREMEZSİNİZ. AYNI VİDEO FARKLI 2 AÇINDAN. SONUNDA AĞLADIĞIMA BAKMAYIN. ŞİMDİ SEYREDERKEN BEN BİLE ÇOK GÜLÜYORUM
HASTALIKLA, SAĞLIKLA YEPYENİ BİR YILA SEVDİĞİMİZ İNSANLARLA GİRDİK, BİZ ÇOK MUTLUYDUK UMARIM ONLAR VE HERKEZ YENİ YILDA SAĞLIKLI VE MUTLU OLUR. HERŞEY İÇİN TEKRAR TEŞEKKÜRLER KÜÇÜKLER AİLESİ, İYİ Kİ VARSINIZ.


7 yorum:
Yeni yıl geziniz çok güzel geçmiş anlaşılan.Bütün yılınız böyle geçsin dilerim. Uzay ım videolara bayıldım keşke bende sizlerle birlikte olsaydım. Ben şimdi 26 Ocak a kaç gün kaldı onu sayıyorum.Şu an itibar,yle 13 gün kaldı.Nasıl geçecek bilemiyorum.Çünkü seni çok fena özledim. YENİ YİLDA HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN.ÖPTÜMMMMMMMM SİZİ.
gezdiiniz gorduunuz yediiniz ictiiniz sizin olsun... sagliikli olun yeter... bilmem kac bin kilometreye gitmek bu kadar kolayken bi istanbula gelemiyorsunuz ya canınız saolsun... heralde yigenimle gorusebilmek icin dunyanın baska bir bolgesine tasınmam lazım.. neyse daha fazla da bi yorum yapmıyorum... çok guzel.
son vidyo tam youtubeluk :D koptum! salak :D
Selam Uzay,
Yeni yıla pek güzel girmişsin. dilerim bütün bir yıl, ve diğer yıllar hep güzel ve mutlu geçer.
Sevgiler
Beliğ Amca
ozmener ailesine mutlu yillar diliyorum.umarim uzay icin saglikli bir yil olur.yanaklarinizdan opuyorum...!
zevkle ama buruk bir mutlulukla izledim ve okudum tüm çok sevdiklerim birarada ben nerede? hepinizi çok seviyorum canlarım
buruk olan adsız değil Kadriye hala Uzay'cım seni çok özledim..
Yorum Gönder