işte Bodrum'u bu sefer en iyi özetleyecek fotoğraf. Siyah beyaz çünkü artık hatıralarımda sadece.

karneydi, hastane,tahlil, Pfapa filan derken toparlandık gittik Bodrum'a annişkoyla.

Güne dedişkonun resmen tepesinde başlıyordum.İleride göreceksiniz günü de tepesinde bitirdim o ayrı.

Hava tüm Türkiye kar altındayken Bodrum'da şansıma fena gitmedi. Ama asıl havayı güzelleştiren dayımın gelişiydi. Nine hastalanıp, hastaneye kaldırınca hepimiz çok üzüldük:( ama dayımın gelişi, ninenin de yavaş yavaş toparlanışı moral oldu hepimize.

Hemen attık kendimizi parklara
en sevdiğimiz şey dayı yeğen salıncakta sallanmak, kaydırak....

dayım da çocuk gibi benimle eğlendi. akşam eve pestil vaziyette dönmemiz beklendi ammmaaa pestili çıkan sadece dedişkoydu.

Bodrum'da kuralsız evde, yatış saatleri gece yarısını bulmaya başladı, hele dayım varken hiç uymamak, hep oynamak istedim. Geç saatte yatağında değil de koltukta uyuyan dedemin üstünde devam ettim oyunlarıma.

uyanmadığı gibi horlamaya da devam edince bu anı herkes ölümsüzleştirmek istedi.

Dedeyi yatağına gönderince sıra geldi dayıya. Onu da nakavt ettim tabii. Yoğun iş temposunu tatil gibi özleyen dayım 2 gün sonra biraz mecburiyetten biraz da dinlenmek için döndü İstanbul'a.

Ananemler üzüntümü hafifletmek için "haydi gezmeye" deyince yüzüm gülüverdi oysa ki sabah çağatay gitti diye ağlayan da bendim...

akşamları serin oluyor ama benim için farketmiyor Oasis'te atlıkarınca keyfine devam....

Evde oturmak yok , hele Zeynep'lere gideceksek keyfime diyecek yok. çünkü Zeynep'in yanında öyle büyüküm ki, bir de Zeynep beni çok seviyor baksanıza..

Havalar güzel dedik nazar değdirdik yağmur başladı ama dedik ya evde oturmak yok, anane hastanede olunca programları dedişko yaptı ve bizi o gün hava da kapalı diye....

Bodrum Deniz Müzesine götürdü.

önce ufak modellerle başladık. Denizcilik tarihiyle ilgili herşey var burada.

Mehşur Halikarnas balıkçısı ve teknesi....

hatta daha büyükler bile vardı.

teknelerin dışında süngerler

astronot başlığı gibi görünen ama balık adam kıyafetleri...

annemi delirtecek inanılmaz bir deniz kabuğu kolleksiyonu vardı ki, bizim evimizdeki kabuklardan hem daha çoklardı, hem de neredeyse benim kadar büyük kabuklar bile vardı..

Müzeden çıkınca dedeye teşekkür edip, elinden tuttuğum gibi kalenin oradaki denizciler kahvesine.

O kahvesini içerken ben yapacak güzel bir şey nasıl olsa bulurum:)

Mesela kuşlara yem vermek , onlarla oynamak gibi.
ne keyifli değil mi????

kuşların karnını doyurup, peşlerinde koşmak beni acıktırdı. Annem ilk defa ağzımdan "anne bana simit alabilir misin, karnım çok acıktı" lafını duydu. Ama her güzel şey gibi bu tatilinde sonuna gelindi. Neyse ki biz dönmeden Nine hastaneden çıktı. Bu tatil boyunca bol bol gezdim, arabalarımla, bilgisayarla, ipodla,ipadle,iphonela ve en çok da hamurlarımla oynadım.

Şimdi bu da ne demeyin. Anlatayım. dedem çok fazla elektronik şeylerle oynadığımdan şikayet ediyor diye rengarenk hamurlar ve hamur makineleri ile oyun saatleri yaptık annemle. Oynarken bir ara durup anneme kutuyu gösterip "anne burda 'play'mi yazıyor?" diye sormam herkesi şaşırttı nedense. İyi de benim o oynadığım oyunlarda ben "play" yazan yere basıp OYNUYORUM. O kadarını da öğrenmiş olayım dedişkoo epey mesai harcıyorum bu konuda biliyorsun:)
Neyse aslında biraz buruk döndüm Ankara'ya çok alışmıştım bizimkilere ama babişkomu da çook özlemiştim. Havaalanı buluşmamız yine Türk filmlerini aratmadı. Burada beni çoooook özleyen başka biri daha varmış. AZRA...

Davetini kıramadım. kapıdan bir uğrayayım dedim, oynadım, akşam yemeğimi yedim,

hatta girdiğimiz kutuların içinde uyuduk bile. Ankara'ya dönüşüm hızlı oldu. Size okumanız için bu satırlar yazılırken ben eski(hani Efe Beşiktaşlı diye bende Beşiktaşlıyım diyordum ya)takımımla, doğuştan tutmak zorunda oluduğum Fenerbahçenin maçını babamın mehşur maç ekibiyle erkek erkeğe, annemi evde yalnız bırakarak Sait amcalarda seyrediyor olacağım. derbi ile ilgili yorumlar , fotolar en kısa zamanda burada olabak. Bu arada bodrum dönüşü Garatasalaylıyım artık demeye başlamıştım dedem ve ananem yüzünden ama özüme döndüm ben fenerbahçeliyim demeye başladım yine.
2 yorum:
Ya biz sen doğmadan önce n'apıyoduk acaba? Eminim en çok bizim nazarımız deniyor sana, Allah seni, Zeynep bebeği ve azra arkadaşını nazarlardan korusun. Tabiki Analarınızıda
böyle cok resim koyma yaaaa. bakarken bakarken hangi resme yorum yapacagımı unutuyorum:))
Koltugun kenarında otururken ve deniz muzesinde köseye çömelmiskenki resimleri içimi eritti::)
cok özledim sizi
Yorum Gönder