24 Ekim 2010 Pazar

Ben çok üzüldüm...

dayım hadi gidiyoruz dedi.Yine parkadır deyip hazırlandım. Ama bu sefer sırt çantasını da aldı ve annem de kapıda fotoğrafımızı çekmek istesi. Birşeylerden şüphelenmedim değil ama.....
Neyse dayım arabadan inince hemen beni de aldı.
Elele tutuşup yürümeye başladık anlamadığım park için niye bukadar yol tepip şehre geldiğimizdi.
Dayıçomla kayıp, eğlenmeye başlayınca rahatladım.
Keyifden güldüm , oynadım.
Tek başıma cesaret edip çıkamadığım en yüksek kaydıraklara bile çıktık.
Hava kararıp annem "gidiyoruz artık" deyince dayımın kafama kondurduğu öpücük beni 1 kez daha şüphelendirdi.
Yapıştım parmağına. bırakmak istemedim. "Ben gidiyorum, uçağa binicem" deyince ben "ben de gelicem "dedim ama annem "olmaz, dayın yine gelecek" dedi. ve Dayım gitti:(
Cuma bizim balık günümüz, annemle dışarı çıkıp balık yiyoruz. Eve dönüş yolunda anneme " Çatay gelicek, uçağa binecek.Sultanı'da getirecek.Ben onu sevicem" dedim. Hemen dayıyı aradık. Bunları duyan dayım dayanamadı. şansıma Sultan'da yanındaymış. Onunla da konuştum. "Sultan seni seviyorum" filan deyince içlerinin yağları eridi tabii. Sanırım haftaya ikisi birden gelecekler buraya. Bu arada acaip şarkı söylemeye başladım. bir iki şarkı da onlara patlatınca hepten perişan oldular. Eh bu hafta 1 türlü geçer hafta sonu şenlik var:)))
ANNEDEN NOT: Uzay dayısıyla ilgili bu konuşmaları yaparken. Birden bana "Anne kemerini tak" diye bağırdı arkadan ne olduğumu anlamadım, ama galiba çocuk yetiştirmede doğru yoldayım. kendi kendime sevindirik oldum, oğlumla gurur duydum:)))




2 yorum:

füsun kayra dedi ki...

bence bir kitap yazmalısın...

Anane dedi ki...

Bu güzel ikiliyi allah ayırmasın.Ömür boyu böyle olurlar inşallah.Hepinizi çok seviyorum,çok mutluyum.

Blog Widget by LinkWithin