9 Ekim 2010 Cumartesi

Ankara-istanbul-Bursa-İstanbul. Düğün var

Geçen hafta ayın 1'i, babişko dediki İstanbul'a gidiyoruz. Çok sevindim. Ohooo dayıçomla neler neler yaparız diye heyecanlandım. Süper 1 yolculuktu. Halam da bizimle geldi. Yol boyunca her konaklama yerinde durduk, çişim geldi, kakam geldi, yemek yedim, halamla sohbet ettim. İstanbul'a geldiğimizde ise dayım oyuncakları hazırlamış beni bekliyordu.
Play Station artık 3 mü- 4 mü bilmem ama oynarken çok eğlendim.( Laf aramızda yakın zamanda aleti babam kapar getirir diye yer bile aramaya başladım:)))) Oyunla eğlence devam ederken gecenin 0 saati kapı çaldı. Açtık mutluluğum ve sevincim katmerlendi. Ananeyle dede geldi. Malum pazar'a düğün var:) Dedem "düğün pazar, büyük babannesi Uzay'ı görmeyi çok istiyor, Ahmet amcanın da annesi Hatice nine'yi kaybettik, hem cenaze de bulunalım hem de Bursa ziyareti yapalım" dedi. Eeee dede dedi yola çıktık.
Bursa'ya giderken kocadan 1 gemiye bindik. Dayımla gemide gezdik dolaştık.
gemiden sonra kısa 1 araba yolculuğu ile Bursa'daydık.
İşte büyük babannine. Annişkomun babannesi aslında. Beni görünce çook sevindi. Açıkçası ben de onu gördüğüme çok mutlu oldum. Onunla oyunlar bile oynadık. Ailemizde böylesine dinç yaşlı büyük nine olması çok güzel. Çünkü Bodrum'daki ananenineye çok üzülüyorum:(
Hep babannineyle oynamadık ya. Büyük halaların ortancasını da koşturdum durdum peşimden, evin girmediğim köşesi kalmadı:) Tabii hala da peşimden beni çok seviyorlar galiba. çok güzel 1 gün geçirdim Bursa'da. Akşama İstanbul'a eve döndük. Malum yarın düğün var. Dinlenelim hazırlanalım.
Ve Cenk dayım da evlendi. Teyzem Las Vegas'da evlenmiştik gidemedik diye üzülünce sağolsun Cenk dayım'la Burcu teyzem sırf biz de katılabilelim diye İstanbul'da evlendiler. Tabii ki nikaha katıldık ama sonuna yetişebildik. Uyumayan benim öğle uykum uzadı da uzadı. Annemle dayımın gürültüsü de uyandıramadı. Dayım mevzuya uyanıp, "abla lunaparka mı gitsek?" deyince zıplayıverdim.
Hemen nikahın yapıldığı yere.
Ama lunapark nerede????
Kandırıldığımı anladım ama güldüm geçtim ne de olsa dayıçom bana verdiği sözü tutar beni parka götürür, nikahın tadını çıkaralım dedim.Ve annemin en sevmediği şeyi yaptım gelin damat tebrikleri kabul ederken ben ortalıkta bağıra çağıra koşturup durdum.
Sonunda annem için elimde 1 çiçek, dayıma "hadi parka "deyip durdum.
Hemen üstümüzü değiştirdik, ananem benimle daha rahat görüşsün diye ona 1 bilgisaray bakmaya gittik önce. Ben kendime 1 tane beğendim:)
Oradan da hemen parka. Dayımla çok eğlendim. Önce uçurdu beni.
Sonra kaymaktan korktuğum yüksek döner kaydıraktan benimle birlikte kayıp, korkumu yenmeme yardımcı oldu.
Sonra ben kendi başıma kaymaya başladım.
Akşam düğün yemeğine gidilecek, babam çalışıyor, yetişemeyecek, dayıma telefon geldi onunda işe gitmesi gerekecek sonuçta annem ve ben yemeğe gidemedik. Cenk dayımla Burcu teyzem sonsuza dek mutlu olsunlar, sağlıklı olsunlar, daha çok yemekler yeriz beraber.
Üzüldüğümü hisseden dayım, işe gitmeden , annemin ve kendisinin hızlı gençlik yıllarının geçtiği Bağdat caddesine indirdi beni. Yemeği caddede yiyelim, kısa 1tur atıp kızlara bakalım, cadde gençliğinin nabzını tutalım dedi. Dediği gibi de yaptık. Çok eğlendim, çok hoşuma gitti cadde havası acaba eğitim hayatıma dayımın yanında mı devam etsem, malum Sultan'da baba ocağına döndü. Dayıço sizin oralarda iyi bir kreş var mı acaba????
Akşam annemle benim için erken bitti. Dişlerimizi furçalayıp (fırça değil furça) (bu arada siyah erkek iç çamaşırıma dikkatinizi çekmek isterim) yatıp uyuduk erkenden.
ertesi sabah yolculuk Ankara'ya ama gitmeden babişkom beni En sevdiğim çizgi filmlerden biri olan Caillou'yu yayınlayan TV kanalına götürdü.
Caillou'yu yayında olduğu için göremedim ama başka arkadaşlarla tanıştıp, Caillou hediyelerini kaptım. Oradan da İkea'ya uğramadan Ankara'ya dönülmez diyerek
daldık içeri.
Bu sefer ilgimi çeken pek çok şey oldu.
Tünele bile daldım.
Sonu süper 1 yere çıktı,
orada oyunlar oynadım, çok sevdiğimi görünce babam tren setini aldı bana. Yemeğimizi de yeyip evimize döndük. Dolu dolu güzel 1 hafta sonu geçirdim. Dayımdan ayrılmayı hiç istemedim. Artık hafta sonları daha sık gideceğim galiba İstanbul'a. Eve yorgun dönünce Teddy bear'ımla yatıp bir güzel (aman nazar değmesin maşallah deyin, gerçekten 1 güzel) uyuduk
Sabah annem erkenden işe gidince sabah uykuma babişkomla devam ettim. Sanırım o da İstanbul'da çok yorulmuş.
beni kucaklayıp kendi yataklarına götüreceğine benim yatağımda yanıma kıvrılıvermiş. Asıl süprizse uyanınca gerçekleşti. Tü-Tü grip olmuş bana bulaşmasın diye eve gönderdi babam Tü-Tü'yü. ve bu hafta babişkomla geçti. Nerelere gitmedik, belediyeye, tiyatroya, konservatura, babanneme. Babişkoyu kandırmak çok kolay her istediğimi aldırdım ona annem işteyken. Hoşuma gitti ama Tü-Tü'yü de özlemişim. Hasta olmasın gelsin bana baksın, babam nasıl olsa gezdirir yine beni:)

1 yorum:

ARZUM dedi ki...

sabri seni seviyorum.Bazı deliliklerimiz benziyor diyemi acaba:)Bir erkegi en çekici yapan şey, iyi bir baba olması bence. Bu da en iyi baba resmidir diyorum::))

Blog Widget by LinkWithin