2 Ocak 2010 Cumartesi

Yeni Yıla Girdik İlerliyoruz

Yeni yıla girmek için Bodrum'a gidiyoruz ya o gün havaalanında tek Noel Baba bendim.
herkes beni gösteriyordu birbirine. Herkese öpücük göndererek yeni yıllarını kutladım.
Avrupa'da ki havaalanlarının çoğunda çocuklar için oyun odaları var. Esenboğa'ya da oyun konsolumsutrak 1 şey koymuşlar. Biraz takıldım. Ama asıl komedi bu fotoğrafın hemen ardından gerçekleşti. Yüzümdeki rehavetle arkama yaslanınca hooop, sırtüstü yapıştım yere:)
Uçak saati yemek saatimden hemen sonra olunca, akşam yemeğimi beklerken yedim.
Hatta arabamla uçağıma da yedirdim.
Babam "mama güzel mi" diye sorunca da elimle "güzel" işareti yaptım. Yemek bitince biraz da oyun oynadım hatta 1 arkadaş bile edindim. O da Demir.
Oyuncağımı istedi vermedim ta kii...
Demir sarı Hummer'ını ortaya çıkarana kadar.Sonra iyi arkadaş olduk. O benim oyuncaklarımla oynadı. Ben onunkilerle.
Havaalanında bekleyiş uzun olunca oturdum yerlere,
hatta, kesmedi yattım yerlere.
havaalanında beni dedemle ananem karşıladı. Ananen ona "ananne" diye bağrışımı, dedemse ona "deddee" diye koşuşumu hayatları boyunca unutmayacaklar sanırım. Benim içinde çok heyecanlıydı. Evde ise Cengiz dede, Tülin anane ve nene beni bekliyorlardı.
erkekler 1 araya geldik, çok eğlendik.
sonra dedem beni hediyelerin olduğu çam ağacının altına götürdü.
Nereden bilebilirdim ki,o hediyelerin neredeyse hepsinin benim olduğunu.
tabii büyük sevinçle girdik yeni yıla kucak kucağa.
eee Bodrum'a gelip de Bitez dondurması yemeden olur mu. Olur. o yüzden sade külah yedim bende. Ertesi gün Bodrum'a taşınan nenemin evine gittik. Tam benlik.
Evin yanında hafif 1 yokuş var. Yürüyerek çıkıp, koşarak iniyorum. Tabii babam da peşimden:)
Sonra da Cengiz dedemin omuzlarında geziyorum siteyi. Havuza girmeyi çok istiyorum ama izin vermiyorlar.
Ama nenemin hemen önündeki havuz başında bu pozu veriyoruz.
Sonrada hemen deniz kenarına. Limana iniyoruz.
annem babam yanımdan ayrılmıyor. Ben de 1 fırsatını bulup kaçıyorum.
Teknelerin arasında geziniyorum.
Nazar değmesin diye de nazar boncuklarının arasında takılıyorum biraz.
Sonra gelen hediyeleri bana uygun boyutlarıyla değiştirmek için Oasis'e gidiyoruz. Her tarafı balonlarla süslemişler. Bir süre kafam yukarlarda geziyorum.
Yorulunca da ananemin sırtında geziyorum biraz.
Sonra ufacık bir yokuş buldum mu, başlıyorum bağıra çağıra kendimi yokuş aşağıya bırakmaya.
Sonra babamdan saklanıp "ce-ee" oynamaya
çok eğleniyorum çoook.
Özellikle babamın çok sevdiği Manolya teyzemin yerine gittik o gece. Mekan konsept itibariyle çocuklara en azından benim kadar küçüklere pek uygun olmadığından mama sandalyesi yok ama dedem süper 1 icatla bana bar sandalyesini mama sandalyesine dönüştürdü. Güvenlik kısmını ise annemin paşminasıyla çözdük. ben memnundum yemeğimi yedim. sanırım bizimkiler içinde pek sorun olmadım.
Şansımıza hava çok güzeldi biz de ertesi sabahda deniz kenarında çok güzel 1 brunch yaptık.
ben bile 1 şeyler yeyip, portakal suyu içtim. Bizimkiler çok sevindi.
sevinçleri kursaklarında kalmasın diyerek yemesem de koca 1 yumurtayı soydum. aslında benim de çok hoşuma gitti.
ilk kez soyduğum içinde yakından inceledim. ama yemedim.
Sonra eminim küçükken dayım yapsa dedemin kızacağı ama bana hiç 1 şey demediği şeyler yaptım arabada. heryeri kurcaladım. sonra da evimize geldik malum sabah erken yolculuk var:(
Dönüş hikayemde en kısa zamanda burada. umarım sizler de en az benim kadar keyifle geçiriyorsunuzdur 2010'un ilk günlerini.Şimdilik hoşçakalın, mutlu kalın.

1 yorum:

babişko dedi ki...

canım oğlum,yine harikalar yarttın.bizler ne şanşlıyız ki senin yanındayız. neşen ve keyfin eksik olmasın.

Blog Widget by LinkWithin