19 Ocak 2010 Salı

Thanks God It's Monday

Kim ne derse desin, Pazartesi sendromu filan anlamam. ben seviyorum Pazartesileri. Neden mi? O gün (çekimi olmazsa) babam evde, tü-tü yok ama annişkom evde.1 Çocuk daha ne ister ki?
bu pazartesi de öğle uykusundan uyanıp hepimiz bir örnek giyindikten sonra attık kendimizi dışarı. Soğuk moğuk evde de hayat geçmiyor hava almak lazım. Keşke ankarada deniz olsa ara sıra deniz kenarında yürüyüş yasak temiz hava alsak.Hımff:( Neyse arkadaşım Azra'nın yılbaşı hediyesi benim koca kafama biraz küçük geldi, onu değiştirelim dedik. Gittiğimiz yerde oyuncakçılara girmeden duramadım. Dünyadan 1 haber (sürekli "bu ne", "bu ne yapar" ,"bu nasıl ses çıkarır" gibi sorular sorup durdukları için) annemi de biraz bilgilendirdim.

ordan çıkınca da oyun parkı gördüm. Eeee evde çalışıyorum ya ordaki kaydırakta tek başıma takıldım.

bu arada annemi sevindiren bir olay orada benimle yaşıt çocukların da aynı benim gibi pek 1şey yemeyip, uyumamalarıydı. bundan çıkacak sonuç bu tarz yerlerde daha sık bulunmamaız gereği. Bu arada hafta sonu yine tiyatrodaydım, sevdiğimiz aile dostlarımız geldi babamı izlemeye. 15 dk. seyircilerin arasında bende izledim ama sıkıldım. sahneye çıkma isteği yedi bitirdi beni. Eee sanatçının halinden sanatçı anlar babam oyunun sonunda kaptı çıkardı beni sahneye. çok keyiflendim, bende alkışladım herkesle.İçeride fotoğraf çektirmeye izin yok ama çıkışı ve oyunla ilgili şeyleri oyuna gelen arkadaşım Emir'in blogunda da "ilk tiyatro" ve "bay kunduz" kayıtlarında görebilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Blog Widget by LinkWithin