3 Kasım 2011 Perşembe

Tabiat tarihi müzesinin üstünden neredeyse 15 gün geçmiş. Bu ara annişkom çok yoğun olsa gerek ilgilenememiş. Ben size anlatayım neler oldu. Tüm gün okulda olunca oyuncaklarımı çok özlüyorum. Eve gelince onlarla oynamaya bayılıyorum.
Oyun güzel de o hafta perşembe okulda biraz ateşim çıkmış, öğretmenlerim ateş düşürücü verdi, ateş evde de devam etti ateşim düşünce keyfim yerine geliyordu ama bu da en fazla 2 saat sürüyor tekrar çıkıyordu,


ama annem üzülmesin diye hep gülmeye çalıştım ama ertesi gün okula gidemedim.Okula gidemedim ama Bodrum'a gittim.



Bu da ne demeyin. Hastalığım süresince bizi en çok güldüren şey buydu. Havaalanına giderken pek halim yok ama tabelaları okumayı seviyorum ya herbirini söylüyorum. Otobana girerken büyük bir tabela vardı. Üstünde de birsürü işaret. "At arabası giremez", "bisiklet giremez" gibi bir de bu işaret sizin mantığınız ne diyor? Benimki "annenin eli tutulmaz" dedi, "yaya giremez" değil.


Neyse havaalanına vardık. Bu seferki uçak yolculuğu epey sakin geçti diye düşünüyordum ki...... Yolun büyük bir kısmını uyuyarak geçirdim, kafamı kaldıracak gücüm yoktu ve ateşim vardı. Uyandım, karnım ağrıdı biraz gaz sandım, çaktırmadan şu gazı atayım derken, o da ne?????? Altıma kakamı kaçırmışım. Annişko yedek kıyafetlerle beni kucakladığı gibi uçağın tuvaletine. Bu arada uçak inişe geçmez mi? Biz annemle uçağın o minicik tuvaletinde , her tarafa bulaşan kakalardan temizlenip, yenileri giymeye çalışırken, hostes ablalar kapıyı çalıp "inişe geçtik, lütfen yerinize oturup, kemerinizi takın" diye söylenip duruyorlar. Hayır kapıyı açıp durumu anlatmaya çalışssak bile uçakta kendinden geçmeyen 1 yolcu bile kalmayacak, çünkü olay anında 3.sıradan tuvalete gidene kadar ilk 12 yolcu bayılmak üzereydi. Annem zaten otomatiğe bağlamış, yaklaşık 4,5 dakikadır nefes almıyor. Neyse sonuçta temizlendik, uçaktan indik. Gece yattık, sabah kalkıp doğru Dr. Uğur amcaya. Sık sık hastalanmamla ilgili bir ajanda tutup gün gün yazıp tam sıklığı bulmamız gerektiğini anlattı, gerekli testlerden sonra bir iğne yaptı ki, çok acıdı ama 2-3 saat sonra canavar gibiydim. Öğle yemeği öncesi deniz kenarına bile gittim.


Biraz taş atıp, meyvemi yedim, kumbahçede oturup, biraz da parkta oynadıktan sonra


tam eve dönerken bir de ne görelim, Bodrum' a korsanlar gelmiş.


Annemle gemiye ancak bu kadar yaklaşabildik:)

Ertes gün ben de, hava da çok güzeldi. Hemem bizim oraya gittik, hem evimize baktık hemde annemler denize girdi. Bu arada olmazsa olmaz tavla partileri başlamıştı. Önce ananenin kucağında biraz seyrettim.


Sonra aneneyle ben oynadım, ananeyi de yendim:)


Bu arada kuzenim Zeynep beni ziyarete geldi. Epey büyümüş çok da tatlı 1 kız olmuş. Bu yaz işim zor. Zeynep'in peşine takılan oğlanlardan onu korumam lazım:)

Daha da ertesi gün yine denizdeydik ama bir gün önceki kadar sıcak değildi. Ama ben yine de oyuncaklarımla oynadım, yarıbelime kadar eşortmanımla suya girdim. Füsun'la oynadım, çoook eğlendim. Ama bu kısa tatil de bitti, evimize döndük:)


artık annem başka kattayken ben yalnız kalabiliyorum. Mesela ben odamda oynarken annem aşağıda mutfakta yemek yapıyor. Geçen günde ben aşağıda çizgi film izlerken annem yukarıdaydı. Sonra ne için aşağıya indiyse beni koltuk minderini basamak yapmış, yukarlardan birşeyler indirirken buldu. Yukarda olan benim o niye korktu anlayamadım:)

Bu arada Bodrum'dan bizden önce dönen babam, biz Ankara'ya döndükten sonra çok uzaklara, Küba'ya turneye gitti.(D.T'nin Küba'da turnede ne işi var anlayamadım, Lemi amcamın babamlara kıyağı mıydı bu acaba????) Neyse songünlerde babmı öyle özledim ki, bazen oyun oynadığım telefonda birşeyler yazmaya çalıştığımı gören annem ne yazdığımı soru. Tabii ki "babacım seni çok özledim artık gel" yazmıştım ama annem okuyamadı galiba:)

Babam gelene kadar okul da pek çok çalışma yaptım babama da süpriz olsun diye.


Mesela ben ve duygularım. Sonuncu fotoğrafta kızgın olmam gerekiyordu ama, ben gülmeye başlayıp, herkes de benimle beraber gülünce kızgından çok benim "çirkin" halim çıktı ortaya.


bu yengeçi de ben yaptım.


Bu yavru kediyi de:) Ve nihayet babam geldi, hem de ilk bireysel veli toplantıma yetişti.

Toplantı güzel geçmiş sanırım sonrasında Zahide öğretmeninde bizimkilerinde yüzü gülüyordu:)

Toplantıda söylenenleri burada yazmayacağım çünkü biliyorum hepiniz beni seviyorsunuz ama insana en çok sevdiklerinin nazarı değermiş:) Bu arada okuldaki öğretmenlerimi çok seviyorum. Biliyorsunuz Tü-Tü'yü de çok severim. Geçen sabah Tü-tü bana zor bir soru sordu. "ben mi güzelim, öğretmenin mi?" Yalan söylemenin ne kadar kötü 1 şey olduğunu biliyorum o yüzden yalan söyleyemedim. "Zahide öğretmen" deyiverdim. Annem durmadı ortalığı karıştıracak ya, Neşe öğretmenimi de soktu işin içine. Tü-Tü'mü Neşe öğretmen mi? Neşe öğretmen deyince Tü-tü dayanamadı. "annen mi, Zahide öğretmen mi? demez mi, naaaptın Tü-tü yaaaa..... Ama bunun cevabı da Zahide öğretmen oldu.Annem bunun üzerine yıkıldı. Umarım bu kıskançlıkla Zahide öğretmenime bir zarar vermeye kalkmaz. Neyse konuyu değiştireyim.

Babam bana çok güzel şeyler getirmiş. üzerinde Che amcanın resmini olduğu şapkalar, çok güzel yağlı boya tablolar, arabalar. hediyelerin geldiğine sevindim ama en çok babişkomun geldiğine sevindim. Yatana kadar hep beraber oynadık.sabah kalktığımda anneme ilk sorduğum "babam gitti mi?" oldu ama çok mutlu oldum, gitmemiş, hem de beni okula babam götürdü. Ama çıkışta yoktu, akşamda yoktu. yine turne....... Sayın D.T yetkilileri, bekar , çoluk çocuk derdi olmayan adamlardan ve kadınlardan bir ekip kursanız da turnelere onları göndermeye ne dersiniz? sanırım harika bir fikir olur.(koyu renk yazılanlar bu ara en çok kullandığım kelimeler:))




ANNEDEN; Öncelikle Zahide ve Neşe öğretmen kısmına gelelim. Oğlumun gözüne bende daha güzel gözüküp beni 3.lüğe düşüren bu bayanlara kızgın olduğum kadar teşekkür de borçluyum. Uzay'la ilgili ve Funda, Emel ve Nilay'dan sonra bu koca sınıfta oğlum ne yapar gibi endişelerimi çok kısa sürede silen bu tatlı öğretmenlerimiz Uzay için ne kadar önemli ve özelse benim için de öyle. Bu arada Nezihe teyzeyi unutmamamız lazım yemek ve uyku dedikmi tek geçiliyor, hafif çekiniliyor ama çok da seviliyor.Milan abiyle de oyunlar oynanıyor. Bu yeni kreş olayı sanırım Uzay'dan çok beni etkiledi ama şimdi hepimiz çok mutluyuz ve bu tatlı ekip en kısa zamanda en özel fotoğraflarıyla burada olacak izinleri olursa:)

Hiç yorum yok:

Blog Widget by LinkWithin