15 Mart 2011 Salı

HAYAT

Başlığım HAYAT çünkü hayatın çok garip olduğunu düşünüyorum. Bazen çok mutluyuz ama 1 tek olay herşeyi değiştirebiliyor.

13 MART 2011 PAZAR babanninemi kaybettik. Geçen Ekim ayında ziyaret etmiş sizlere de yazmıştım."İşte büyük babannine. Annişkomun babannesi aslında. Beni görünce çook sevindi. Açıkçası ben de onu gördüğüme çok mutlu oldum. Onunla oyunlar bile oynadık. Ailemizde böylesine dinç yaşlı büyük nine olması çok güzel. Çünkü Bodrum'daki ananenineye çok üzülüyorum:(" demiştim. Kurban bayramında geçirdiği beyin kanamasından sonra yatıyordu zaten. "Ben doktor olucam, iğne yapıcam" dediğimde o mutlu olmuştu "Uzay'ım doktor olup bana bakacak" diye. ama beklemedi, bekleyemedi. Zaten babanninem öylece yatıp bekleyecek kadın değildi. Ya fıldır fıldır oradan oraya koşturacak, yada artık "yeter" deyip büyük dedemin yanına gidecekti.Nitekim de öyle yaptı. herkes üzüldü, ağladı belki ama O şimdi çok daha mutlu olacağı bir yerde , bence biz de multu olmalıyız onun için. O zaten bizim üzülmemizi de istemezdi.

Dün akşam anneme dediğim gibi "CANIM BENİM. SENİ ÇOK SEVİYORUM BABANNİNEM. BÜYÜK DEDEYE, PAMUK NİYEYE BENİ ANLATMAYI UNUTMA TAMAM MI.OKTAY'IN KENDİ GİBİ ÇOK YAKIŞIKLI BİR TORUNU VAR DE, ANLAT İŞTE.BİZ SENİ HİÇ UNUTMİCAZ, DUALARIMIZ HEP SİZİNLE, SENDE BENİ UNUTMA BABANNİNEM"

ANNEDEN; Cenaze için Bursa'ya giderken Uzay'ı götürmedim. yollar, telaşe ilgilenemem diye. Tü-Tü ile kaldı.Sabah Tü-tü sorunca "annem okula gitmedi, anenemin yanına gitti, Bodrum'a gitti" demiş.Gün boyu hiç sıkıntı yaratmamış. Döndüğümüzde gece uyuyordu. Ama odasına girer girmez ayağa fıtrladı "anne" diye. Kucağımda uyumak istedi, yanağımı seve seve.Üzülme anne diyerek....



YAŞASIN ÇAATAY SULTAN GELDİ.

Annem kaç gecedir anlatıyordu masallarda, uyuycaz, uyancaz Çaatay, Sultan gelcek diye. Nihayet büyük gün geldi. Sabah uyandım annem müjdeyi verdi. Hemen indim yanlarına uyandırdım onları.

Dedişkom bana hediye göndermiş

Sultan'la açtık hediyesini. Yazamadım epeydir. Geçen haftasonu da dedem gelmişti. Bana puzzle almış, havaalanında babam arayınca onunla konuşurken uçağa çağırmışlar, o da
aceleyle hediyemi havaalanında unutmuş, bu sefer işi şansa bırakmayıp Çaatay'la göndermiş. Hediyeyi açıp, direk kahvaltıya. bu da ne demeyin. sabah evde ekmek kokularıyla uyandık. Annişkom ekmek yapmış nasıl güzeldi ben bile 2 dilim yedim neredeyse.

Kahvaltıdan sonra havaya rağmen Anıtkabir'e.Çaatay ve Sultan Ata'yı da ziyaret edeyim dediler.


Ata'yı ben de ziyaret ettim en güzel tarafı hep kucağındaydım Çaatay'ın. çok mutluydum çoook.

mutluluk pozları verdim

durdum Çaatay'a.

En son da nöbet bekleyen askerlerle, gönlümüz rahat pozumuzu verip ayrılıdık.

ANNEDEN; Anıtkabirde müzeyi gezerken Atatürk'ün arabaları içinde Cars serisinde bulunan Liz ve Stanley tarzı arabalar vardı. Uzay'a "bunlar kime benziyor" dediğimde almayı beklediğim cevap Lizzie ve Stanleyken Uzay "ananem" dedi. sanırın Anıtkabirde daha bu kadar gülünmemişti.

Ertesi sabah babam provaya gidince ne yapsak dedim, güneş de var. Eee Çaatay'la Sultan buraya benim için gelmedi mi. O zaman haydi Hayvanat Bahçesine.


Soğuk nedeniyle hayvanların birkısmı kapalı odalarında. görmek için içeri girmek lazım. Bense bağlasan durmam.

Dışarıdaki hayvanlarla ilgilenip bol bol karda yürüdüm. Zürafa, Zebra,Suraygırı, kesesinde yavru olan kanguru bile gördüm. maymunlar acaipti. ben muzumu yedim onlar beni seyretti. Çok güzeldi. Bir de telefon gelip babanninenin haberini vermeselerdi.....



KAR TATİLİ

Geçtiğimiz hafta Ankara kar altındaydı. Okullar tatil oldu. Bu işe öğrencilerden çok annişkoyla ben sevindik.Annem kapının önünü temizleyince, hadi ayıp olmasın ben de arabayı temizleyeyim dedim. Malum babam Konya'da mahsur kalmış, evin erkeği olarak çalışmalıyım.

Başladım arabayı temizlemeye de nerden başlasam, ayrıca araba görünmüyor bu bizimki mi acaba?

biraz temizleyip emin oldum anneme de tamamdır deyip devam ettim.

Annem de işine, kapının önünü temizlemeye gitti. Sonrası tam bir felaket. Arabanın önüne dönmüştüm ki karın yüksekliğini ve kaldırımı farketmeden kafa üstü karların içine gömüldüm. Anneme seslenemedim bile sadece ağlayabilidim.

çıktığımda kardan adam gibiydim ki bu bile temizlenmiş halim...

Tabii temizlenince keyfim yerine geldi, kar da bir yağmaya başladı ki..... dilimle yakalamaya çaılştım.

Artık yoruldum diye eve girdim, bir de baktım ki akşama babişko gelmiş.
Yemekten sonra bir tur da babişkoyla.

Bahçemizde kar melekleri yaptık.

Bir gün önceki kardan adamımı yeniledik.

Şapkayı da takınca tam oldu.


Babişkoyla son bir poz verip tam bir saat sonra içeriye girdik.

Sonrasında da böyle uyuyakaldım işte.....

PS:Bir rekor haberi. Geçen gelişlerinde Ece Teyzem Mickey'li 1 bluz getirmişti.2 gün hiç çıkarmamıştım, yıkanırken mecburen çıkmıştı. Bu üzerimdeki de Mc Queen'li bir t-shirt. Annem almış, suyu seven ben bile tam 5 gün evet 5 gün yıkanmayı da reddederek bu t-shirtü üstümden çıkarmadım.Neyseki Çaatay gelince banyo showu yapayım diye mecburen çıktı. Annem hemen 1 tane daha almaya gitti, siyah kollusunu bulduk çok sevindik. bu arada Çaatay'a da güzel 1 sweatshiet aldırdım kendime:)

Hiç yorum yok:

Blog Widget by LinkWithin