26 Eylül 2010 Pazar

Zaman geçiyor

Herşeyin ilacı zaman diye boşuna dememişler, Zaman henüz bizi iyileştiremedi ama en azından 20 günlük bir açığı kapatmaya çalışalım. Malum annemim telefonu susmuyor hem üzüntümüzü paylaşmak isteyen dostlar hem de benden haber almak isteyenler.
Yanımda gördüğünüz kankim Cansın. Burak amca-Işıl teyze ortak çalışması.Süper çocuk çok cool. Herşeyi yiyiyor, gayet güzel her koşulda uyuyor, hiç ağlamıyor
denizde simitin filan içine giriyor. Ailesinden alamadığı bazı şeyleri büyüdükçe ben vermeliyim ona "Asi Ruh" gibi. şimdi Işıl teyzem kızacak bana ya. nazar değmesin hep böyle olsun.Neyse sakin kankimle eğlenip bir de bayram kutladık. Biz bayramı ailemizin şu an en büyüğü olan ninemizin yanında geçrdik. Onu da Bodrum'a taşıdılar ya. Sabah nene'ye, öğlen Cansın'a:)
tabii her güzel şey gibi bu kocadan yaz tatili de bitti. 24 haziranda geldiğimiz Bodrum'dan bayramın 2.günü 10 Eylül'de ayrıldık. Ayrılık sahneleri çok ıslaktı.
Ananem çok ağladı. ama Ank-Bodrum arası 1 saat uçakla gider geliriz diyerek ayrıldık.
Uçakla 1 saat de arabayla yol bitmiyor. Birkaç kez çiş molası vermek zorunda kaldık. Plastik bardakların ve pet şişelerin bu işe yaradığını bilmiyordum, öğrendim.
Yolda sık sık uyudum, kah kendi koltuğumda
kah annişkomun kucağında.
en keyiflisi de buydu, laf aramızda:)
eve gelişimizin ilk sabahı, ilk kez kendi tuvaletime oturdum. oturağım aşağıdan bana gülümsüyordu, ben büyüdüm artık burada, yukarıdayım dedim ve ben de ona gülümsedim.
ama günün gerisi sürdüremedik gülümsememizi. Şaylı ailesinin kaza haberi hepimizi çok üzdü, hele Ceren ablamın ve Tuna babannenin aramızdan ayrılışı......
haftasına dualarımızla andık onları.
Ayşe teyzemin hazırlattığı bu poster hepimizi daha da duygulandırdı. annem beni bu mevzulardan uzak tutmaya çalışsa da Didem teyzeme "ben de üzüldüm" deyince durumun ciddiyeti iyice ortaya çıktı. Başta da söylediğim gibi bu unutulacak bir şey değil belki ama zaman mutlaka buna da 1 ilaç olacaktır, olmalıdır.Ben bile çok üzülünce babam duruma el koyarak bana farklı 1 gün yaşattı. Bisikletimi bagaja attık düştük yola. Ankara'da eskiden "Gençlik Parkı" varmış geçen yıl sanırım orayı baştan aşağı yenilediler, babişkoda beni oraya götürdü.
Şehrin göbeğinde herkez arabayla ben bisikletle çok keyifliydi.
ama asıl keyif parka varınca başladı.
O kadar çok kaydırak vardı ki nerden kayacağımı şaşırdım.
Döne döne kayanlar mı istersin, üstü kapalılar mı, çok yüksekten kaydıkların mı..... yok yok.
keyfini çıkardım tabii.
hele bu o kadar yüksekti ki, başta korktum biraz....
sanki havada uçarmış gibi, 1 de yüksekten o kadar hızlı kayılıyor ki. Ama en çok da onu sevdim. Merdivenler bile yıldıramadı beni çıktım, çıktım kaydım:)
Kaydırak faslı bitince, hava da kararmıştı, ışığı bol 1 yere doğru ilerledik. orada gördüklerim karşısında tam anlamlıyla ağızım açık kaldı.
insanların içine oturabilecekleri kadar büyüük toplar.
kocadan 1 dönme dolap ve daha neler neler. Luna Parkmış burası da. Sadece aval aval , ağzım açık bakabildim. "Anne baaak, baba baaaak" demekten yorulmuşum neredeyse dönüş yolunda uyuyacaktım. Sonuçta kendi adıma hoş 1 gün geçirdim. Bundan sonra annişkom eski sıklıkta yazamaz muhtemelen. artık hergün okula gidiyor ve çok yoğun:( Sizler ara sıra özledini mi beni dürtün annemi. Mecbur kalsın. Bu arada kaydırak faslından bir görüntü sizlere

2 yorum:

Anane dedi ki...

Canım sen nasıl birşeysin böyle.Seni çoooooook özledim.Sana çok alışmıştık,şimdibaşımıza gelip anani ,dede kalk diyen yok.Evin içi suyu çekilmiş değirmen gibi.Evde kalmak istemiyorum hiç.Çünkü heryerde senin izin var.Ama sen yoksun.Çok zor ananem sensiz olmak.Allah yokluğunu göstermesin.Anne,babanla hep mutlu ol.Bizi sensiz bırakma sen iste baban getirsinlütfen.İstersen bizde geliriz seni görmeye. Hepinizi çok seviyorum,çooooooook özledim.

DAYI dedi ki...

Cnm bnm! büyüdükçe daha bi tatlılaşıyosun sen :) seni gormek icin sabirsizlaniyrm!!! hadi çabuk gelin istanbula!

Blog Widget by LinkWithin