Yüzme faslından sonra babam yine 1 süpriz olduğunu, yine yollara döküleceğimizi söylüyor. Heycanlanıyorum tabii ki. Acaba bu sefer nereye, gemiye binecekmiyim, ya da uçağa.....
Sabah binip arabaya düşüyoruz yola. Epey 1 gittikten sonra, akan suyun üzerinde, yer sofraları kurulmuş ahşap bölümlerden birine oturup kahvaltı ediyoruz. Dedem gideceğimiz yerin bu akan suyun devamında olduğunu söylüyor.
Suyun aktığı yere doğru bakıyorum, biraz şaşırıyorum.
Gördüğünüz gibi yolun sonu görünmüyor. Buranın SAKLIKENT olduğunu öğreniyorum. Hakikaten Saklıymış gidiyoruz gidiyoruz ne yol bitiyor, ne de dedem işte geldik diyor.
Daracık köprülerden, duvara yapışıp, suyun üzerinde gittiğimiz yol bitiyor, Kocaman 1 bahçeye geliyoruz.
Bahçe de ağaçlar da çok büyük. bir ağacın kovuğuna ben rahatlıkla sığıyorum.
Ben "işte Saklıkent burasıymış ne de güzel 1 yermiş" derken. Dedem "hadi bakalım yolculuk başlıyor" diyor babişkomla dikildiğim tam bu nokta da.
Babişkomla akan suya kapılmadan taşların, kayaların arasında ilerlemeye çalışırken
aslında maceranın yeni başladığını anlıyoruz. Suyun çıkış noktası burası ve ayakta durmakta zorluk çekiyoruz babişkoyla. Ama yılmayıp devam ederek, muhteşem güzelliğe ulaşıyoruz.
Gürül gürül akan suyun tam tersi yöne kendim yürümek istiyorum. Su çok soğuk değil. Yolun sonu görünmüyor kanyonda.
Tam bu sırada bu kızlar yaklaşıyor yanıma "dünyanın en tatlı çocuğu" ben miymişim, ne şeker şeymişim gibi şeyler söyleyip gidiyorlar
Ve hemen arkasından beni çırılçıplak görüyorsunuz. Yok kızlara 1 şey yapmadım ama sanırım nazarları değdi, onların arkalarını dönmesiyle ben de yere yapışıveriyorum suyun içine. Üst baş ıslanınca da mecburen anadan doğma devam ediyorum gezime.
bazı yerlerde geçit öyle daralıyor ki, gökyüzünü göremiyorum, şaşırıyorum. Bazen de böyle aydınlık yerlerde buluyoruz kendimizi.
bu kayayı çok seviyorum. Sanırım uzun süreler sular bunun üzerinden geçip gitmiş, cilalı gibi pırıl pırıl parlıyor. Dar geçitler devam ediyor
ama bitmiyor.
Ne kadar daraldığını görmeniz için babişkoyla 1 poz verip, gayet güzel saklanmış olan bu kentten ayrılmaya karar veriyoruz.
Saklıkent'ten sonra hedefimiz Ölüdeniz. Ama yol boyunca kahverengi tabelalar ilgimizi çekiyor, dalıyoruz herbirine. Kayaköy diye 1 yere gidiyoruz eski 1 Rum köyü insanların yüzyıllar önce yaşadıkları evler harabe de olsa hala duruyor, oradan Gemiler Adasına geçiyoruz, babişkomla denize girip yüzüyoruz orada. Ordan Ölüdeniz. en sonda konaklayacağımız Dalyan'a gelip yatıyoruz.
Dalyan'da suyun keniarında çok güzel 1yerde kalıyoruz.Karşımız antik kent Kaunos, sazlıkların arasından su akıp gidiyor. Deniz değil tatlı su ama ilerlerde 1 yerde denize karışıyor ta oralara kadar gidiyorum.
Dalyan keşfine bize Mehmet kaptan eşlik ediyor. Annişkoyla arkamda duran kaya mezarları görüyorsunuzdur. O kadar çok ki bunlardan...
Kaptan Mehmet'in kısa süreli yokluğunu fırsat bilip geçiyorum dümene ama nereye gideceğimi bilmiyorum ki...
Sabah binip arabaya düşüyoruz yola. Epey 1 gittikten sonra, akan suyun üzerinde, yer sofraları kurulmuş ahşap bölümlerden birine oturup kahvaltı ediyoruz. Dedem gideceğimiz yerin bu akan suyun devamında olduğunu söylüyor.
Ben "işte Saklıkent burasıymış ne de güzel 1 yermiş" derken. Dedem "hadi bakalım yolculuk başlıyor" diyor babişkomla dikildiğim tam bu nokta da.
Saklıkent'ten sonra hedefimiz Ölüdeniz. Ama yol boyunca kahverengi tabelalar ilgimizi çekiyor, dalıyoruz herbirine. Kayaköy diye 1 yere gidiyoruz eski 1 Rum köyü insanların yüzyıllar önce yaşadıkları evler harabe de olsa hala duruyor, oradan Gemiler Adasına geçiyoruz, babişkomla denize girip yüzüyoruz orada. Ordan Ölüdeniz. en sonda konaklayacağımız Dalyan'a gelip yatıyoruz.
Dalyan'da suyun keniarında çok güzel 1yerde kalıyoruz.Karşımız antik kent Kaunos, sazlıkların arasından su akıp gidiyor. Deniz değil tatlı su ama ilerlerde 1 yerde denize karışıyor ta oralara kadar gidiyorum.
Dalyan keşfine bize Mehmet kaptan eşlik ediyor. Annişkoyla arkamda duran kaya mezarları görüyorsunuzdur. O kadar çok ki bunlardan...
Kaptan Mehmet'in kısa süreli yokluğunu fırsat bilip geçiyorum dümene ama nereye gideceğimi bilmiyorum ki...Mehmet kaptan önce Çamur banyosuna diyor, denizin tam tersi yöne, insanı 10 yıl gençleştirdiği söylenen çamur banyosuna gidiyoruz.
Bizimkiler için iyi de acaba 10 yıl önce ben neredeydim? o yüzden fazla bulaşmamaya çalışıyorum. Ayrıca biraz yağmur çamur oldumu annem çıldırır girme çamura diye, burda o dahil herkez bulanıyor çamura. Pek 1 anlam veremiyorum.
ama duş keyfine de hayır demiyorum. Bu arada bu gençleşme işini abartanlar da olmuyor değil daha fazla çamur daha fazla gençlik diyen 1 teyze, duşa gelirken çamur kuruyunca heykel gibi kalıyor arkamızda:))) oradan artık akan suyun denizle birleştiği yöne doğru hareket ediyoruz varış noktamız İZTUZU. Burası mehşur Caretta'ların yumurtalarını bıraktığı plaj. öyle güzel ki. Her taraf kum, deniz enfes sudan çıkmak istemiyorum ama dedişko "hadi bakalım daha yolumuz var" deyince mecbur çıkıyoruz.
Yolumuz Fethiye, Göcek derken Akyaka'da yemek molası veriyoruz.Orada 1 kedi ile paylaşıyorum sütümü. Kediyi severken kazları, ördekleri farkediyorum, ne çoklar....
diye bakarken, yemek yediğimiz yere kadar geliyorlar.
onlara ekmek atıp karınlarını doyuruyorum. Onlarda mutlu oluyor, bende....
Ama asıl mutluluğu ailece yaşıyoruz. Hem böyle güzel 1 gezi sonrası güzel 1 yemekte birarada olma mutluluğu, hem de orada öğrendiğimiz ananemle dedemin nikah yıldönümlerinin 37. yılı olması mutluluğu. keşke dayımlarda bizimle olabilselerdi ama ne yapalım. Teşekkür ederiz dedişko ve anane bize bu mutluluğu yaşattığınız için.........
Bizimkiler için iyi de acaba 10 yıl önce ben neredeydim? o yüzden fazla bulaşmamaya çalışıyorum. Ayrıca biraz yağmur çamur oldumu annem çıldırır girme çamura diye, burda o dahil herkez bulanıyor çamura. Pek 1 anlam veremiyorum.
ama duş keyfine de hayır demiyorum. Bu arada bu gençleşme işini abartanlar da olmuyor değil daha fazla çamur daha fazla gençlik diyen 1 teyze, duşa gelirken çamur kuruyunca heykel gibi kalıyor arkamızda:))) oradan artık akan suyun denizle birleştiği yöne doğru hareket ediyoruz varış noktamız İZTUZU. Burası mehşur Caretta'ların yumurtalarını bıraktığı plaj. öyle güzel ki. Her taraf kum, deniz enfes sudan çıkmak istemiyorum ama dedişko "hadi bakalım daha yolumuz var" deyince mecbur çıkıyoruz.
Yolumuz Fethiye, Göcek derken Akyaka'da yemek molası veriyoruz.Orada 1 kedi ile paylaşıyorum sütümü. Kediyi severken kazları, ördekleri farkediyorum, ne çoklar....
diye bakarken, yemek yediğimiz yere kadar geliyorlar.
onlara ekmek atıp karınlarını doyuruyorum. Onlarda mutlu oluyor, bende....
Ama asıl mutluluğu ailece yaşıyoruz. Hem böyle güzel 1 gezi sonrası güzel 1 yemekte birarada olma mutluluğu, hem de orada öğrendiğimiz ananemle dedemin nikah yıldönümlerinin 37. yılı olması mutluluğu. keşke dayımlarda bizimle olabilselerdi ama ne yapalım. Teşekkür ederiz dedişko ve anane bize bu mutluluğu yaşattığınız için......... 

4 yorum:
Gerçekten de canım oğlum iyiki Yevoş la Oktay evlenmiş de annen ve dayın dünya ya gelmiş, sende sanki onların mutluluğunu, ne tatlı eş olduklarını, ne tatlı anne ve baba olduklarını, ne tatlı kaynana ve kayınbaba olduklarını anlatmak için onlara en güzel hediye olarak dünya ya geldin. ailemiz adına onlara ne kadar teşekkür etsek bence az ama en iyisi sen onları çoook öp, onlarda çooook mutlu olsunlar. Hepimiz seni çok seviyoruz, bize hayatı zevk haline getirdiğin için ne şanslıyız.
Bu yorumu yazmama sebep olan resimler hangisi biliyor musunuz?Hep anneneyle, dedişkonun olduğu resimler.Uzay çok şanslı çünkü o iki pozitif insan onun en yakını.Uzay çok şanslı çünkü mutlu bir meyve olman için mutlu kökleri olan bir ağaçta yetişmen gerek.Annene nasıl sarılmış damadına.tıpkı benim annemin, koçişkoma duyduğu sevgi gibi samimi.Bu duyguyu yaşatan ailenin ferdi olmak gibisi yok.Dimi uzay::)
Anneanneye kocaman öpücükler
Kuzum artık bnim oğlum Kerem de 29 ağustos tarihinde aramıa katıldı, inşallah onu da senin gibi gezerken görebiliriz çünkü şu anda uyku bile hayal geliyor bize:)
arada bakıyorum da, sen her geçen gün büyüyüp daha bir yakışıklı mı oluyorsun ne? Aslında o saçların gittiğine üzülmedim değil ama Uzaycıgıma ne yapsa yakışıyor 41 kere maşallah kuzucum benim :):)
Yorum Gönder