17 Eylül 2012 Pazartesi

yaz tatili resmen bitti

Işte böyle caresizce karşıladım tatilin bitişini
son günler hergün bi bisiklet yada  arabayla gittim deniz kenarına ,artık daynamayan Gönül teyzem elimden alıverdi, kendi biniverdi. bu  yazın en eğlenceli manzaralarından biri buydu.
en eğlenceli şeylerden biri de Cansınla birlikte uyuyup uyandığımız ama kimseye haber vermeden uyanıp dakikalarca ipad oynadığımız anlardı.
 Nuray-Ali-can üçlüsü tarafından koleksiyonumuzun parçalarından biri olan deniz yatağım bu sezon sonu kullanıma acıldı.
 Allahım bu keyf.
 babayla çıldırdık resmen.
 babayla deyince şaşırdınız değil mi.  3 ayda sadece 3 kere gelebilen babişko tatili bizimle bitirdi. O gelince geleneksel Kos gezisi de yapıldı tabii. Zaten bunu beni arabamda görünce anlamışsınızdır.
 yaz bitiyor ama kos yolcuları bitmiyor. beklerken annişkoyla epey eğlendik.
 bu 3lü bu yaz o kadar az bir araya geldi ki....
 hiç birbirimizden ayrılmadık
 bu mutluluk yüzüme yansıdı, gülücükler eksilmedi yüzümden.
 dönüşte koltuguma kuruldum, keyifle oyunlarımı oynadım.
 Dönüşüm yaklaştıkca Arda da beni ziyarete gelmeye başladı sık sık. ve son gün gelip çattı ve Bodrum'da yasaması sebebiyle beni yolcu eden tek arkadaşım da Ardaydı.
 Şimdi bu fotograf ne diye düşünün durun ne alaka di mi...Bunu annem anlatsın.
ANNEDEN: Uçak yolculuğu epey keyifliydi. sanki karnımdan da uçakla çıkmış olan Uzay son günlerde "ben uçağa binmeyi özledim, uçağa binelim kırmızı evimize(ankaradaki evimiz) gidelim demeye başlamıştı. Bu yüzden yolu hiç anlamadık. Ama tam inerken yaşadıklarımız tüm uçağı kırdı geçirdi. Uçak indikten sonra  körüğe yanaşana kadar biraz dolaştı. Uzay yerinde duramıyor tabi oraya burada cam dan dışarı bakarken çığlığı bastı. "Anneee birisi buraya kocaman sümük yapıştırmışşş"Koltuğun kolundan elini çektiğinde de yukarki manzara vardı. ben ıslak mendille temizlemeye çalışırken uçakta bi kahkaha fırtınası. bu arada Uzay durmuyor "anne daha da var". ben çıldırmak üzereyim. 26 numarada oturmamıza rağmen uçaktan ilk biz indik ki diğer yolcular Uzayın uçağın neresinden ne çıkaracak diye korkmaya başlayıp yol verdiler. 

tabii uçaktan ilk inince ben de rahat rahat annemlerin bavullarını almaya gidebildim. 
Okulumu arkadaşlarımı Zahideyi özledim dedim durdum ama Cuma hatırlama amaçlı okulu ziyaretimde kıyameti kopardım. Ne Zahide, ne Emre ne de Nil yetmedi beni sakinleştirmeye. Neyse ki Zahide işini çok iyi biliyor beni Zeynep'i görmeye gidelim diyerek sakinleştirdi. Eee arkadaşımı bütün yaz göremedim özlemişim. Akşamüstü ağladığımı görüp soranlara "şaka yaptım size" diye geçiştirdim ama yediler mi bilmiyorum.Artık yeni haberler Ankaradan... bu arada aylarca yazmasam soran yok. bilmiyorum ne olacak.

1 yorum:

Dedişko dedi ki...

Sen Türkiye'nin Brad Pitt'i olacaksın yazın bir tarafa..
Dedişko

Blog Widget by LinkWithin