20 Ağustos 2012 Pazartesi

 Özlemediniz mi beni? Biliyorum özlediğinizi o yüzden uzun bi aradan sonra uzuun uzuun yazıcam size.
 babamın bizimle olamadığını biliyorsunuz. benim onu özlediğim kadar o da beni özlüyordur diyerek annem her gün poz poz fotoğraflarımı yolluyor babama.
 babamı düşünürken mesela.
 babam Yılmaz Özdil amcamın yazdığı Metin Serezli amcamın yönettiği "İsim Şehir Hayvan" adlı oyunda oynuyor. Provalardan sonra turne başladı. İzmir prömierine annem ve ananemlerde gitti, 3 gün sonra Bodruma gelecekleri için beni götürmediler.Ama  neler kaçırmısım. oyun muhteşemmiş, annem babama tekrar aşık olduğunu söylüyor. Ekimde Ankara'da sonrası artık İstanbul kaçırmayın derim.
 Tabii bi de kaçırdığım dedemin bu hali var. İzmir'e gidince İkea'ya gidilmeden olmaz. Annemler işi biraz uzatınca dedemi kaybetmişler. arıyorlar cevap yok. sonra bir kalabalık görüyorlar, insanlar neye bakıyor diye yaklaşınca gördükleri manzara bu. yorgunluğa dayanamamış dede.
 Annemin dönüşü Tan'ın doğum gününe denk geldi. Kalabalığı sevmediğimi bildiklerinden olsa gerek sakin bir  kutlama yaptık.
 Ertesi gün sakinlikten eser yok full enerji oyuna devam.
 Oyuncak torbamız tüm Ortaknet sahilinde  mehşur belki daha önce gördünüz ama içinden oyuncak ancak içine girilerek çıkartılabiliyor. Çıkan oyuncaklar da bulunan her yere asılıyor.
 Oyuncaklardan sıkılınca da agaçlara tırmanıyorum. Burada bazıları bana Tarzan diyor çünkü sürekli çıplak ayak ve üstümde sadece bir mayoyla koşturup duruyorum bütün gün.
 Cansın ve Tan'dan başka arkadaşlarımda geliyor buraya. Arhan da bunlardan. benim sanatçı ruhuma hayran ben yazıp çizerken beni izliyor.
 bu arada doğum günleri de bitmiyor. Bu sefer Cansın'ın doğum günü ve annem yok. Anane ve dedeyle gidiyoruz doğum gününe.
 bu sefer ki epey kalabalık cansın'la oynayabilmek için herkesin gitmesini bekliyorum, tabii doğum gününün sonu yorgun düşüyoruz.
 annemin gelişi zaten bekleniyor ama babamın ki bana süpriz oluyor. O gece hepimiz çok mutlu oluyoruz. Cansın'ın dedesi bizim babaların hocası Semih dede. Hep beraber poz veriyoruz ve hatta bu pozdan sonra koskoca Semih hocanın tepesine çıkıyoruz:)
 gecenin sonunda Tersaneyi birbirine katmış olmanın haklı gururuyla son pozu verip ayrılıyoruz.
 Arhan Cansın derken bizimkileri ihmal ettiğimi düşünüp tüm gün Sezin ve Tan'la koşturp uzaklara , iskeleye kadar gidiyorum.
 tabii akşama da Teddyme sarılıp uyuyorum ki tüm günün yalnızlığıyla sıkılmasın. İşte günlerim böyle geçiyor bir süre daha buralardayım. Bodrumdan bildirmeye devam:)

2 yorum:

ARZUM dedi ki...

oğlumun boyu uzamış çok. saçlar çook havalı olmuş.babası herzaman başarılı zaten.annesi fıstık.tatil uzun.... ooh hayat özmenerlere güzel valla:)
cok özledik, dönün ankaraya:P
arzum

kadriye hala dedi ki...

Herzamanki gibi harikasın Uzay'cım seni çok özledim, neyseki anneciğin sayesinde biraz hasret giderdim.

Blog Widget by LinkWithin