
Uzay Tan'ı çok özledi, gecen sene neredeyse 2ay sürekli beraberlerdi, Boran'la ısınma turlarında biraz dövüşüp biraz oynaşiyorlar şimdilik

Kavgadan arta kalan zamanlarında dondurma yiyip, arabalarla oynayıp yine tartışıyorlar. Arkadaşlığa farklı bir bakış açısı getirdiler.

Bizim evde pek dizi seyredilmez, yerli diziler neredeyse hiç. Dizilerin başlama saati bizim yatış saatimize denk geldiginden o saatlerde bizde masal okunur, hadi oğlum uyu artık sesleri duyulur. Babamizin oynadığı dizilerinse ya saati hiç uymaz ya da son dönemlerde sık sık kötü adam canlandırmış olan baba seyredilsin istenmez. Gecen hafta misafir oyuncu olarak katıldığı Yalan Dünya dizisi çok özlediğimiz babamizin sahneleri çıkınca köşesinden bucağından izlendi. Uzay'in en büyük üzüntüsü sürekli seslendigi babasının onu duymamasıydı.

Ertesi gün daha ilginç bir şey oldu sevgili kuzenim Sinem Uzay'in fotograflarını çekerken "hadi Orçun pozu ver" deyince Uzay'in suratı bu sekilleri aldı.buna en çok ben şaşırdım.
Beni şaşırtan başka 1 seyde Uzay'in su maceraları oldu. Bilirsinizki Uzay alışkanlıklarına bağlı hatta bu konu inatçı sayılabilecek bir cocuk. Her sene Bodrum'a gelindiğinde Ankara'da havalar ısınsa da cikaramadigimiz çoraplarıyla gezer terlik icinde kıro kıro ,hatta ilk gün denize bile oyle iner. İlk bir iki hafta suya fazla bulaşmadan kenarda takılır, eş dost gelmeye başladıkca suya ısınır yaz sonu tam yüzme öğrenecek bu cocuk derken tatil biter eve doneriz, seneye aynı şeyler. Gözlük,şapka, kolluk gibi aksesuarlara hiç gelemez, bildiginiz arabasıyla kıyıda sıfatının durur.

Ama bu sene zincirleri kırdı ve önce havuzda sonra Deniz'de kolluklarla yüzmeye başladı. Yaşıtları zaten kolluksuz filan yüzse de Uzay için önemli bir adım oldu bu sezon basında.
Seyredebilecekmisiniz bilmiyorum ama bakın siz de görün insanlık için küçük bizim için büyük adımı.

Ve sonrasında gunün ve gecenin en güzel anı...
Posted using BlogPress from my iPad


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder