15 Haziran 2009 Pazartesi

Uzay Almanya-Avusturya- İsviçre de

iyi ki Ali eniştemi dinleyip errkeenden çıkmışız yola. Nereye mi? Avusturya ya. ama ne maceralı şekilde. Can dayım arabayı kullanırken "direkdiyon sallıyor" dedi ama biz onu pek sallamadık. Meğer haklıymış, lastik resmen yarılmış.Varmamıza az kala kaldık yolda, herkes yerlerde. Bende yatıcam ama annem izin vermiyo. Neyse lastıkk değişimi ne kadar sürerki, yarım saate yine yoldayız derken süprizzzz, fabrika çıkışı özel jantlı arabada o jantları sökecek anahtar yok. Can dayı yardım aracını çağırdı, başladık beklemeye
Bu arada Avusturyaya gidiyoruz kaçmıyo ya diyenlere, gideceğimiz yer Avusturya ama oradan 1 gemiye binilecek ve 8 saat boyunca Avusturya-Almanya-İsviçre kıyılarını içeren 1 gezi yapılacak. koca gemi bizi mi bekliyecek? bu arada yağmur da bir yağıyor bir duruyor, halamla kah otobüs durağında,
kah Can dayıyla arabanın yanında bekliyoruz ama sıkılmaya da başlıyoruz.
derken kurtarma aracı geliyor, lastik değişiyor, bu sefer contalar kısa geliyor ama hiç 1 şey beni babamla buluşmaktan alıkoyamıyor.
Sonra hemen gemi kalkıyor,resimde de göreceğiniz üzre 3 ülkede neredeyse aynı anda oluyorum ve
buraların fatihi benim dercesine bağırıp duruyorum.
Çok güzel 1 gün daha geçiyor,
Can dayımla,
uykusuzluk ve yorgunluktan perişan annem ve halam ve babamla (muhtemelen Ali eniştem hala maceralı yolculuğu düşünerek hava almaya çıkmış:)))
Fransa da beni hiç yalnız bırakmayan, burada da hep yanım da olan en az annemler kadar benimle ilgilenen Müjgan,
gece gündüz, yorgunluk uykusuzluk demeden beni her yere taşıyan annişkom
ve tabii babişkomla beraberim ve bu yüzden çok mutluyum
ama çoooook:)
Tabii 1 de yorgun, dayanamadım, yolculuğun 1 kısmında uyuyakaldım:(
Dönüşte 1 baktık, otelimizin önüne 1 sahne kurmuşlar. Şanslıyız New Orleans Jazz Festival tam önümüzde.

Yemek dönüşü hoş gelerek katılıyoruz partiye
biraz Müjgan'ın
biraz annemim kucağında
biraz da babamla dans ederek, geceyi bitiriyorum. Sabah kahvaltıdan sonra babam işe, biz annemle gezmeyeeeeee
Annem galiba beni çok seviyori hep hoşuma gidecek şeyler yapıyor,beni oyuncaklara götürdü
polis olup ortalığı sakinleştirdikten sonra yola devam da bitmiyor gezmeler annem eline harita almaya görsün sarışın olmasına rağmen heryeri buluyor. ben yorgunluktan dayanamıyor uyuyorum. Rüyamda Wolfgang Amadeus Mozart'ı görüyorum.
İşin ilginç yanı annem bu rüyamın resmini çekiyor:)
Hep de uyuyacak değilim ya uyanıyorum,
yan gelip yatıp, sağ tarafımımdaki tek gamzemle kızları tavlıyorum.
Sonra biraz salıncak,
biraz oyuncak derken
muhteşem gölde son pozlarımı verip
annemle otele doğru yola çıkıyorum.Artık babam gelecek ve havaalanına oradan da evimize.
Havaalanlarında beklemekten çok sıkılıyorum o yüzden annem bana böyle oyun yerleri buluyor, arkadaşlar ediniyorum ama kısa sürüyor.
Ama İstanbul'da çok bekliyoruz. Babamla bol bol yürüyoruz. Bizim gibi bekleyen Rus kızların bacaklarına yapıştıkça babam beni alıyor,
2 arkadaş gibi sarılıp tekrar tekrar yürüyoruz. nihayetinde Ankara'ya geliyoruz onca yorucu seyahatten sonra bizi 1 süpriz bekliyor. Arabamızın lastiği patlamış. Babam bu sefer sorunsuz değiştiriyor yorgun argın eve geliyoruz ama çok güzel geçen 1 seyahat sonrası mutlu uyuyoruz.





























2 yorum:

gupte dedi ki...

Kuzum uzayimmmmmmmm....ben gormeyeli disler cikmis daaaa,kocaman bile olmuslar... ne de guzel gezermis neseli cocuum benim.sen bu hayata boyle basladin ya,boyle de gider artik.. iyi yapiyosun be uzaycik... bu dunyada gorulecek o kadar cok yer var ki,gez-gor her yeri...nesen ve sagligin daim olsun. hasretle kokluyor ve opuyorum......

Dedişko dedi ki...

Ne şanslı adamsın sen be Uzay..(Allah şansını artırsın) Böyle gezen bir ailen var. Yanında sürekli güzel bir yol arkadaşın (Müjgan). Gittiğin yerde seni özlemle bekleyen hala, enişte, yakışıklı Can ağbi... Gez hayatın tadını çıkar valla..
Bu arada baba da sakal bırakmış, güzelde olmuş hani..
Sen gezmeyi seven, mutlu ve tatlı çocuk yolun ne zaman Bodrum'a düşecek. Seni bekleyen anane ve dedişko'nu unutma!!

Blog Widget by LinkWithin